"SAKINCALI PİYADE"siz 33 Yıl...
Köşe Yazısı

"SAKINCALI PİYADE"siz 33 Yıl...

ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU
ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU
25 Jan 2026 6 dk okuma 191

Araştırmacı gazeteciliğin simge ismi, ödünsüz Atatürkçü, Kalpaksız Kuvvayı Milliyeci Uğur Mumcu 33 yıl önce uğradığı hain suikast sonucu aramızdan ayrıldı.

Fikirleri bugün de canlı.

Haklı çıkan uyarıları ve haberleriyle Cumhuriyet meşalesi olmaya devam ediyor Mumcu.

UĞUR MUMCU’YU

YOK EDEMEDİNİZ!

"Bugün hiç yazı yazmasam diyorum.

Gitsem bir dağ başına...

Gitsem, kır çiçekleri toplasam.

Bunları bir demet yapsam.

Desem ki;

Bu çiçeğin adı, "ERDEM"

Bunun adı "ONUR"

Bunun "İNANÇ"...

(Uğur Mumcu)

****

Uğur Mumcu; çok yıllar önce din referanslı gerici yapılanmayı, ülkeyi de nasıl ele geçirdiğini anlatıyordu.

Rabıta ile başlayıp, “tarikat-emperyalizm-terör”ortaklığını yazıyordu, çeteleri ortaya çıkarıyordu; belgeleriyle!

Çeşit çeşit cemaatlerin milli eğitime, orduya, polise, yargıya, üniversitelere sızdığını da!

Sonunda da Cumhuriyet'in, Atatürk’ün devrimlerini, tüm değerlerini yıkacaklarını da!

Bunları yazdı;

korkuttuğu “karanlık güçlerce” 33 yıl önce bugün öldürüldü!

Uğur Mumcu’nun kitaplarına bakın,

neden aramızdan alındığının anlaşılacağı nettir!..

****

26 Ağustos 1962’deki ilk yazısını bitirdiği tümceydi;

‘’Herşeye Atatürk gücüyle ve Onuncu Yıl umuduyla başlayacağız.’’

****

"Baskıya boyun eğmeyen, gelen geçen yönetimlere maşalık etmeyen, içinde insanlık onurunu bir değişilmez hazine gibi saklayan insanlardır çağlarına ve toplumlarına yakışanlar, Faşizmin utanç duvarlarına karşı birer 'fedai mangası' gibi dövüşenler her toplumda, her dönemde, karanlığa karşı sıkılmış bir yumruk gibi uzanıp geliverdiler bugüne kadar.

Açılan yumrukların içinden özgürlük güvercinleri uçtu havaya.

(Yeni Ortam, 20 Ocak 1975)

****

Bu satırlar da;

“Kalpaksız Kuvvacı” Uğur Mumcu’nun 4 Şubat 1981 tarihli Cumhuriyet’teki ‘'Gözlem’' köşesinden;

‘’İsterler kim susalım, isterler ki yazdıklarımızın hiçbiri, hele bu dönemde yazılmasın.

Bunun içindir ki, bizleri susturmak için her türlü yollara başvururlar.

Bizleri susturmak için başvurdukları ve ellerine yüzlerine bulaştırdıkları sinsi girişimleri ile ilgili ipuçları ellerimizdedir!

Bunu da bilir, bunların açığa çıkmaması için köşelerinde kıvranıp dururlar.

Evet yazacağız, susmayacağız.

Bütün yolsuzlukları, kaçakçılıkları, pislikleri, cinayetleri tek tek sergileyeceğiz…’’

****

Ve son yazısı;

dönemin iki bakanının Yüce Divan'da yargılanmasını içeren "Zeyilname"nin girişi ;

"Bugün pazar,

nedense dilimin ucuna ANAP’ın o eski şarkısı takılıyor:

'Arım / balım / peteğim...'

Bugün bu şarkıyı ele alıp bir pazarlık yazı mı yazayım?

Yoksa son güncel olaylara mı değineyim...

Gazetecinin görevi güncel olayları yazmak,

öyleyse şu Yüce Divan konusuna girelim..."

****

Karanlık yıllarda bir gün Uğur Mumcu, Bekir Coşkun, Emin Çölaşan ve rahmetli Kurthan Fişek Hoca, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne çağırıldı.

“Hayatınız tehlikede” dediler, birer tabanca verdiler.

Sordular;

“Ne yapacağız bu tabancaları, tutmasını bile bilmeyiz.

Nasıl kullanacağız?” “Öğreteceğiz,’' dedi polisler.

Poligona geçtiler, atış talimi yaptılar.

Poligondan çıktıktan sonra Uğur Mumcu meslektaşlarına şunu söyledi hayli asılmış suratıyla;

“Elin gazetecisine yazı yazmak için kalem, daktilo, mürekkep verirler, bize tabanca verdiler.

Mermiye değil, mürekkebe ihtiyacımız var!’’

****

Müthiş üretkendi Uğur Mumcu.

Binlerce yazı yazdı, kitaplar yazdı,

TV’de programlar yaptı.

Özgürlüğü, barışı, hukuku, çağdaşlığı, eşitliği savundu.

“Araştırmacı gazeteciliğin rekoru kırılamayan 100 metrecisiydi!"

Karanlık hadiselerin, sorunların üzerine gidip, bilgisini/ belgesini toplar, belli bir sistematikle çözümleyeniydi!”

Bilimin ışığından şaşmadı.

Her türlü tehdit, korku, baskıya karşı durdu; asla eğilip, bükülmedi.

Katledildi, yenilmedi!..

****

Uğur Mumcu…

Ve ismiyle hemen akla gelen;

“Yüreğindeki Cumhuriyet...

Zihnindeki Atatürkçülük...

Üzerine titrediği hukuk devleti...

Kalbindeki yurtseverlik...

Beklediği ilkeli siyaset...

Sevdası; onurlu ve yürekli gazetecilik...”

Bir bombalı saldırıda parçalanarak koparıldı bizden!

****

Mustafa Balbay'dan bir anekdot;

"Kendisinden dinlediğim bir anlatım.

Uğur Abi tanınmış

bir kişi hakkında belge bulmuş, yazacak.

Önce kendisini arıyor.

O da, 'Yazma, ben Nadir Nadi’yi tanıyorum.

Yazsan bile söylerim, koydurmaz' karşılığını veriyor.

Uğur Mumcu yazıyı yazıyor.

Yayımlandığı gün gazetenin imtiyaz sahibi ve Başyazarı Nadir Nadi telefon ediyor.

Diyor ki:

'Uğur yazını okudum, ellerine sağlık.

Sen daha yazmadan konudan haberim vardı.

O kişi beni aramıştı...'

Karşılıklı gülüşmelerden sonra Nadir Nadi şöyle devam ediyor:

'Bir şey bulursan, benim hakkımda da yaz...'

****

Cumhuriyet'te

Zülal Kalkandelen 'in anısına yazdığı gibi;

"Uğur Mumcu,

benim ve benim gibi pek çok gazetecinin kahramanı.

Cesareti, bilgisi ve nezaketiyle kendimize örnek aldığımız meslek büyüğümüz.

Uğur Mumcu’nun yazıp söylediği gerçekleri anlatmaktan yılmayacağız.

UĞUR MUMCU’YU YOK EDEMEDİNİZ!

Biz sesimizi onun sesi, kalemimizi onun kalemi yaptık!"

#UğurMumcu

#UğurlarOlsun

#24Ocak1993

#Gözlem

ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU'ın Diğer Yazıları

Duruşuna, kalemine saygı ile BEKİR ABİ

Bu ülkenin en büyük köşe yazarlarındandı. Doğru söylediği yazdığı için dokuz köyden kovuldu. Doğruları söylemekten, yazmaktan asla vazgeçmedi. Hiç yalan yazmadı! Kalemini ne sattı, ne de kiraladı. Tiyatro Yazarı ve Yönetmeni Haluk Işık Dostum'a "Bekir Coşkun ve bir cümle" dedim, yanıtı; "Bekir Coşkun olmak zordu, o yazısıyla yüreğiyle bunu hepimizden bir parçaya dönüştürdü." oldu. Ne doğruydu...

18 Oct 2026 208

LEVENT KIRCA'SIZ 11 YIL...

Yaşamın hüzünlü, en acıklı anlarında bile bizi güldürmeyi, tebessüm ettirmeyi başarabilirdi Levent Kırca. 41 yıllık tiyatro yaşamında "bol kepçe kahkahanın"... Politik mizahın... Makyajın... Taklidin ustasıydı

13 Oct 2026 178

Sinemamız "ALTIN ÇOCUK"suz;

Hem oyun gücüyle, hem sesiyle bir döneme imzasını atmış sinema efsanesiydir Göksel Arsoy. Yeşilçam’ın yaşayan çınarlarındandı. Sinemaya başladığında -yıl 1957'ydi- ünlü romancı ve sanatçıların kitaplarının baş karakterlerini o canlandırırdı...

06 Oct 2026 205

Müziğimizin Nâzım’ı; İşte RUHİ SU

"Onun yüreğinde çok sevdiği halkı vardı, sevda vardı, direnç vardı… Eserlerinde; Anadolu’nun çok kültürlülüğü vardı. Bu coğrafyanın hoşgörüsü, geçmişi ve destanları vardı..."

20 Sep 2026 241

TARIK AKAN'SIZ 10 YIL...

Para ve ün için değil insanlık, Cumhuriyet değerleri eğitim, kültür, sanat için harcanan inatçı hayattır Tarık Akan. Bu kalpler seni unutur mu "yüreği de yakışıklı"!.. 📌Onu; salt -sinema sanatçısı- olarak görmek doğru değildir!.. Yapımcı, yazar, eğitim gönüllüsü, Nâzım sevdalısı, asla baş eğmez bir Mustafa Kemâl devrimcisidir de!

17 Sep 2026 225

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...