Nâzım Hikmet'in Bursa Hapisanesi'ndeki "Köylü Ressamı; B A L A B A N
Köşe Yazısı

Nâzım Hikmet'in Bursa Hapisanesi'ndeki "Köylü Ressamı; B A L A B A N

ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU
ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU
10 Jun 2025 4 dk okuma 157

Balaban; 1950’lerin içinden çıktığı köy yaşamı ve sorunlarını dile getiren köylü gerçekçiliğinin önemli bir temsilcisi olduğu kadar, bu yılların öne çıkan otodidakt / naif sanatçı topluluğunun da önemli sanatçıları arasında yer almış ressamdır.

"Şair Baba, bir yandan işlemediği bir suçun cezasına göğüs gererken bir yanda da mahpus damları karanlık dünyasına ışık yayıyordu.

Orhan Kemal'in yazarlık yeteneğini keşfedip onu yazmaya yönelten Nâzım, köylü çocuğu Balaban'ın da çizgi becerisini görünce, onu resim sanatı konusunda yetiştirmeyi kendine görev edindi. Balaban ile Nazım, birlikte altı buçuk yıl boyunca, tam bir usta çırak ilişkisi ve baba oğul içtenliği içinde, mahpusluğun zor koşullarında sıcak bir okul havası yarattılar."

Şair Baba ve Damdakiler" o dört duvar arasında yaratılan okulun romanıdır. Balaban'ın romanı da tabloları gibi:

Ana malzemesi sıcaklık, içtenlik, iyimserlik...

Yalın bir dilden sağlam bir üslup çıkarıyor. Kendi yaşamöyküsü ekseninde, 1930'lu ve 40'lı yıllardaki Bursalı köylülerin ve mahpusane kuşlarının yaşamlarını resmediyor. İnsan sevgisiyle dolu büyük şairin yenilmeyen, yıkılmayan kişiliğine tanıklık ediyor."

(Şair Baba ve Damdakiler)

Nâzım Hikmet’in, tutsaklığının 13’üncü yılında, Türk basınında onun adlî bir hataya kurban gittiği yayımlandı… Bu yayımı genişletebilmek için en tehlikeli çarelere başvurdu Nâzım Hikmet, hatta intihara bile kalkıştı. İntihar kararını açlık grevine çevirmemizden iki gün önce, onun yazdığı vasiyetnameyi ezberlerken, koğuşun kapısı ansızın açıldı. (İçeriye giren savcıydı) İkimizi bir yerde baş başa gören savcı İzzet Akçal, tepeden tırnağa süzdükten sonra bizi, sordu:

– Ne o, ilahi mi okuyordunuz? Hu çeker gibi sedanız geliyordu dışarıya?..

– Hayır, dedi Nâzım Hikmet: yeni bir şiir yazdım da onun alıştırmasını yapıyordum…

– İkiniz birden okuyordunuz? Hele bir daha okuyun!…

Emir emirdi… İmtihan verir gibi durmaktaydık savcının karşısında:

– Önce ben okuyayım, dedi Nâzım Hikmet: (Münevver yengenin son gelişinde yazılmış bir şiirdi bu:)

SANA DAİR

Sende ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini

sende ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,

sende uzaklığı,

sende ben imkânsızlığı seviyorum.

Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine

ve kan ter içinde aç, ve öfkeli

ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.

Sende ben, imkânsızlığı seviyorum,

fakat asla umutsuzluğu değil.

– Bir de beraber okuyun! dedi savcı.

Emir emirdi, bir de ikimiz okuduk.

– Bir de beraber okuyalım mı? dedi savcı.

.

Bir de beraber okuyalım.

.

(İbrahim Balaban, Nâzım Hikmet ve Biz. Milliyet Yayınları, s. 33)

Nâzım Hikmet, Balaban'ı sadece resim yapma konusunda yönlendirmekle kalmamış, ileride bütün hayatını değiştirecek şekilde etkilemiştir. Büyük usta Nâzım, içinde taşıdığı yaşam sevgisini ve dünya görüşünü, çevresinde bulunan hemen herkese tatlı bir öğreti üslubuyla sunmuş ve derin bir hayranlık yaratmıştı. Doğal olarak bu hayranlıktan en büyük payı Balaban almıştır.

(Nazım Hikmet ve Biz)

"Sanat yaşantının izdüşümüdür. Konu bir özdür, her öz kendi kabuğunu yapar.” kuramını benimseyen 

Balaban, 6 yıl önce aramızdan ayrıldı.

Arkasında onurlu bir isim bırakarak...

Anısı güzel yaşasın...

ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU'ın Diğer Yazıları

Duruşuna, kalemine saygı ile BEKİR ABİ

Bu ülkenin en büyük köşe yazarlarındandı. Doğru söylediği yazdığı için dokuz köyden kovuldu. Doğruları söylemekten, yazmaktan asla vazgeçmedi. Hiç yalan yazmadı! Kalemini ne sattı, ne de kiraladı. Tiyatro Yazarı ve Yönetmeni Haluk Işık Dostum'a "Bekir Coşkun ve bir cümle" dedim, yanıtı; "Bekir Coşkun olmak zordu, o yazısıyla yüreğiyle bunu hepimizden bir parçaya dönüştürdü." oldu. Ne doğruydu...

18 Oct 2026 208

LEVENT KIRCA'SIZ 11 YIL...

Yaşamın hüzünlü, en acıklı anlarında bile bizi güldürmeyi, tebessüm ettirmeyi başarabilirdi Levent Kırca. 41 yıllık tiyatro yaşamında "bol kepçe kahkahanın"... Politik mizahın... Makyajın... Taklidin ustasıydı

13 Oct 2026 178

Sinemamız "ALTIN ÇOCUK"suz;

Hem oyun gücüyle, hem sesiyle bir döneme imzasını atmış sinema efsanesiydir Göksel Arsoy. Yeşilçam’ın yaşayan çınarlarındandı. Sinemaya başladığında -yıl 1957'ydi- ünlü romancı ve sanatçıların kitaplarının baş karakterlerini o canlandırırdı...

06 Oct 2026 205

Müziğimizin Nâzım’ı; İşte RUHİ SU

"Onun yüreğinde çok sevdiği halkı vardı, sevda vardı, direnç vardı… Eserlerinde; Anadolu’nun çok kültürlülüğü vardı. Bu coğrafyanın hoşgörüsü, geçmişi ve destanları vardı..."

20 Sep 2026 241

TARIK AKAN'SIZ 10 YIL...

Para ve ün için değil insanlık, Cumhuriyet değerleri eğitim, kültür, sanat için harcanan inatçı hayattır Tarık Akan. Bu kalpler seni unutur mu "yüreği de yakışıklı"!.. 📌Onu; salt -sinema sanatçısı- olarak görmek doğru değildir!.. Yapımcı, yazar, eğitim gönüllüsü, Nâzım sevdalısı, asla baş eğmez bir Mustafa Kemâl devrimcisidir de!

17 Sep 2026 224

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...