İŞTE REFİK DURBAŞ...
Köşe Yazısı

İŞTE REFİK DURBAŞ...

ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU
ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU
30 Nov 2025 5 dk okuma 178

"İlk gençliğimi İzmir’de yaşadım. Canımdan çok sevdiğim annem İzmirli’ydi. Annemin hemen hemen bütün akrabası da, onun kardeşi ve abisi, dayım ve teyzem, onların çocukları ve torunları da bugün İzmir’de yaşamakta... Hatta annemin teyzesi ve dayılarının çocukları, benim uzak ve yakın akrabalarım da... İlkokulu, ortaokulu, liseyi İzmir’de okudum. Onun melteminde uçurtma uçurdum. İlk şiirlerimi onun imbatında yazdım. İlk aşkımın adını onun rüzgârında ezberime aldım. İzmir, aşkımdı çünkü benim. İzm

Yetmiş dört yıllık yaşamının -neredeyse-

her yılına bir kitap sığdırmış olan usta şair gazeteci yazardır Refik Durbaş...

Ona göre gerçek şiir ve şairin farkı;

"Her duyguyu anlatmak şiir değil ki.

Bu masayı sen de yaparsın, ben de yaparım, marangoz da.

Ben, bir ayağını kısa yaparım, yine masa olur da eksik olur.

Şiirde de böyle.

O duyguları kesip biçeceksin, bir forma sokacaksın.

O masayı iyi yapınca sanat devreye giriyor.

Yoksa herkes duygularını anlatır.

Aziz Nesin'e göre dünyanın en güzel şiiri iki kelimelik bir Eskimo şiiri, 'Ağlama, ölmeyeceğim'…

Bunun içini doldurabilirsin, 'eve gitmeyeceğim', 'seni sevdim', 'böyle bırakıp gitme'…"

***

2014 YILI DÜNYA ŞİİR GÜNÜ BİLDİRİSİ'ni

Refik Durbaş yazmıştır;

"Kendisi de dahil hayata itirazdır.

Kendisine de karşıdır, itirazına da…

Savaşa karşı, ama kavganın yanında.

Barışa, özgürlüğe, vicdana taraftır.

Yolsuzluk, rüşvet yoktur defterinde.

Var oluşu baş eğmeyi reddinde.

Montaj, dublaj, kumpas bilmez.

Yazıldığı gibi yaşar anadilinde.

Edebiyatın isyankâr edepsizi,

Dünya halklarının ortak sesidir.

Düş ve gerçek, aşk ve karasevda

Bir de kendisi dışında her şeydir.

Şiir, şiirden başka bir şey değildir

****

NKL'li; yani Namık Kemal Liseli'dir Refik Durbaş. Özkan Mert , Aykut Poturoğlu, Okan Yüksel  gibi!

İşte yazıyla, edebiyatla, şiirle tanışması;

"Ben, şiire başlarken hiçbir şairi bilmiyordum.

Şiirin ne olduğunu bilmiyordum.

Önce hikâye yazıyordum. İsmet Kültür diye bir lise hocam vardı, lise 1'de 'Nihat Sami'nin kitaplarını falan kaldırın' dedi. Cebinden 'Sokrat'ın Savunması'nı çıkardı, 'Dünya klasiklerini okuyacağız' dedi. 2 ders sonra 'Ben size Nedim'i, Fuzuli'yi sormayacağım. Herkes mahallede başından geçenleri kompozisyon olarak yazsın' dedi. Bizi kütüphaneye götürüyordu, kendisi de kapıda sigara içiyordu. Ben, hikâye yazmaya başladım. Böyle defterlere 10'ar sayfa yazıyordum. Ve hikâyemi Çocuk Haftası Dergisi'ne gönderdim, hikâye bir çıktı şu kadarcık 10 santimetre bir şey. Halbuki 10 sayfa yazmışım ben deftere. 'Ben bunu şiir olarak yazsam da bu kadar yer tutar' dedim başladım şiir yazmaya, hikâye yazmayı bıraktım.

Bu arada, komşu kızı Güher'de vardı, onda gördüm, Attilâ İlhan'ın bir şiirini okudum: 'Yağmur Kaçağı', 'dedim bu ne biçim şey' ertesi gün okuldan çıktım, Kemeraltı'nda gezerken İzmir'de bir baktım vitrinde duruyor kitapçıda. Biraz kasap kâğıdı dedikleri kâğıtlara benzeyen bir kâğıda basılmış. 'Yağmur Kaçağı'nı aldım, baktım ki şiir, bambaşka bir şey… Benim yazdıklarım, kitaptakilere hiç benzemiyor. Ondan sonra ben de yazmışım 'Gilda Sokağı'nı, 'Sisler Bulvarı' gibi…

Bütün şiirler Attilâ İlhan'ınkilere benziyor. Sonra durmadan şiir okudum."

****

Refik Durbaş, güncel yaşamın kaygılarından, sevinç ve özlemlerinden hareketle, yaşanılan ‘an’ların gerçeklerini yalın, içli, çarpıcı bir duyarlıkla işlediği şiirleriyle ‘1960 Kuşağı’nın öncü şairleri arasında yer aldı eleştirmenlere göre...

Durbaş, çocukluğunu, gençliğini, sevdasını, gözlemlerini en doğal, en gerçekçi dille anlatan bir şairdi. 

O hep

kendine özgü tarzıyla etkileyici şiirler yazdı.

Özellikle de şehirlerin garibanlarının, emekçilerin, direnenlerinin, ortak acıların, çok sevdiği çocukların şiirini yazdı. 

İfadesiyle;

"Şiirimi kendi hayatımdan damıtmaya çalıştım. Yaşadıklarımdan yani.

Şiir benim için uzun süren bir yolculuk.

Hayat da bir yolculuk değil mi ?

Aşık Veysel’in dediği gibi iki kapılı bir handa…"

Şöyle yazmıştı;

“Kimse bilmesin benden başka

Nerede nasıl niye öldüğümü

Ecel, hiç arkadaşım olmadı çünkü...

****

Şiir Atlasımız'ın

Refik Durbaş'ını çok sevdiğim/çok sevilen 

"Çırak Aranıyor"la analım;

"Elim sanata düşer usta

Dilim küfre, yüreğim acıya

Ölüm hep bana

Bana mı düşer usta?

Sevda ne yana düşer usta

Hicran ne yana

Yalnızlık hep bana

Bana mı düşer usta?

Gurbet ne yana düşer usta

Sıla ne yana

Hasret hep bana

Bana mı düşer usta?"

ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU'ın Diğer Yazıları

Duruşuna, kalemine saygı ile BEKİR ABİ

Bu ülkenin en büyük köşe yazarlarındandı. Doğru söylediği yazdığı için dokuz köyden kovuldu. Doğruları söylemekten, yazmaktan asla vazgeçmedi. Hiç yalan yazmadı! Kalemini ne sattı, ne de kiraladı. Tiyatro Yazarı ve Yönetmeni Haluk Işık Dostum'a "Bekir Coşkun ve bir cümle" dedim, yanıtı; "Bekir Coşkun olmak zordu, o yazısıyla yüreğiyle bunu hepimizden bir parçaya dönüştürdü." oldu. Ne doğruydu...

18 Oct 2026 207

LEVENT KIRCA'SIZ 11 YIL...

Yaşamın hüzünlü, en acıklı anlarında bile bizi güldürmeyi, tebessüm ettirmeyi başarabilirdi Levent Kırca. 41 yıllık tiyatro yaşamında "bol kepçe kahkahanın"... Politik mizahın... Makyajın... Taklidin ustasıydı

13 Oct 2026 178

Sinemamız "ALTIN ÇOCUK"suz;

Hem oyun gücüyle, hem sesiyle bir döneme imzasını atmış sinema efsanesiydir Göksel Arsoy. Yeşilçam’ın yaşayan çınarlarındandı. Sinemaya başladığında -yıl 1957'ydi- ünlü romancı ve sanatçıların kitaplarının baş karakterlerini o canlandırırdı...

06 Oct 2026 204

Müziğimizin Nâzım’ı; İşte RUHİ SU

"Onun yüreğinde çok sevdiği halkı vardı, sevda vardı, direnç vardı… Eserlerinde; Anadolu’nun çok kültürlülüğü vardı. Bu coğrafyanın hoşgörüsü, geçmişi ve destanları vardı..."

20 Sep 2026 240

TARIK AKAN'SIZ 10 YIL...

Para ve ün için değil insanlık, Cumhuriyet değerleri eğitim, kültür, sanat için harcanan inatçı hayattır Tarık Akan. Bu kalpler seni unutur mu "yüreği de yakışıklı"!.. 📌Onu; salt -sinema sanatçısı- olarak görmek doğru değildir!.. Yapımcı, yazar, eğitim gönüllüsü, Nâzım sevdalısı, asla baş eğmez bir Mustafa Kemâl devrimcisidir de!

17 Sep 2026 224

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...