"CUMHURİYET'in Belleği Onurlu Kalem"; ALİ SİRMEN
Köşe Yazısı

"CUMHURİYET'in Belleği Onurlu Kalem"; ALİ SİRMEN

ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU
ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU
18 Mar 2026 5 dk okuma 165

"50 yıl boyunca yaşattığı köşesinde kalemini her zaman halk için kullandı, gazeteciliğin onurunu hep korudu. Birçok meslektaşım gibi benim için de bir okul işlevi gören gazetemizin temel direklerinden biriydi; Lâik Cumhuriyet direnişçisi Ali Sirmen... ( Zülal Kalkandelen )

Ali Sirmen Barış Derneği Davası nedeniyle tutukluydu.

Gazetesi Cumhuriyet 'teki köşesinde "Samim Lütfü" takma imzası(mahlası)  ile birbirinden güzel yazılar çıkmaya başladı.

Uğur Mumcu anlatıyor;

"Cumhuriyet okurları soruyorlardı:

- Kim bu Samim Lütfü? 'İçimizden biri' diyordum. Samim Lütfü, içimizden biriydi.

Düşünen, düşündüğünü yazmak isteyen, acı çeken, iyiye, güzele özlem duyan biri..."

Mumcu devam ediyordu;

"Ali Sirmen bu kitapta topladığı yazıları Sağmalcılar cezaevinde gece yarıları ranza üzerinde bağdaş kurarak yazdı.

Bunun için bu yazıları toplayan kitabına 'Kelepçeli Yazılar ' diye bir başlık kondu. 

Evet, 'Kelepçeli Yazılar ' 12 Eylül döneminin kelepçelerinin ulaşamadığı yazılar bunlar(...)

Ali Sirmen yazar onuru, bir aydın direnci ile geçirdi tutukluluk günlerini. 

Samim Lütfü olarak yazdı

(...)

'Kelepçeli Yazılar' düşüncelere kelepçe takılamayacağı gerçeğinin en güçlü kanıtı olarak, demokrasi tarihimizde şimdiden yerini almış bulunuyor."

Uğur Mumcu'nun, dostu arkadaşı yol arkadaşı Ali Sirmen 'in 1986 basımı kitabına yazdığı önsözden bu içtenlikli ifadeler... 

****

"Samim Lütfü, olayların zorunlulukların biraz da hınzır bir fantezinin doğurup ortaya çıkardığı bir kişi. 

O güç bir dönemde Türk aydınının kendisine yukardan zorla kabul ettirilmek istenen koşul ve çözümlere gözü kapalı, edilgen bir uysallıkla boyun eğmeyeceğinin, bunların her birini kendi dünya görüşünün süzgecinden geçirerek tartışmaktan vazgeçmeyeceğinin

kanıtını, kısacası teslim olmamışlığın kendi çapında küçük bir örneğini oluşturmaya çalıştı.

Samim Lütfü, Ali Sirmen 'nin ta kendisidir. 

Bundan böyle Ali Sirmen biraz da hem kendisi hem de bir başkası olan Samim Lütfü olmayacak mıdır?"

****

Cumhuriyet 'in bir koca çınarıydı Ali Sirmen. 

Hiç bitmeyen, tükenmeyen bir mücadele azmine sahip aydınımızdı.

Atatürk devrimlerinin , çağdaşlığın hukukun, temel hak ve özgürlüklerin, laikliğin yılmaz savunucusuydu. 

Cumhuriyet Gazetesi'ndeki kösesinden 50 yıl yazılarıyla seslendi.

Faşist 12 Eylülcüler, ömründen 4 yılı çaldılar. 

Onurlu bir hayattı onunki.

Ataol Behramoğlu ardından ne doğru söylemişti;

"Hapishane ve hücre yoldaşım, kardeşim, düşündaşım Ali Sirmen’i

uğurluyoruz.

İlhan Selçuk’un, Uğur Mumcu’nun, bütün yurtseverlerin özlemi olan çağdaş, uygar , aydınlık Türkiye için savaşımda anısı hep var olacaktır."

Cumhuriyet Yazarı ve yakın dostu Mine G. Kırıkkanat da şunları yazmıştı;

Ali Sirmen, "Kör bir hızarın dişlilerine takılmış Türkiye’nin çıkışlardan çok inişlerle süren yolculuğuna 1965 yılından beri eşlik eden sıra dışı bir yazar ve gazetecidir. 

Sıra dışıdır, çünkü kör hızarın ekonomiden politikaya derken sosyolojiye yansıyan mezbahasına uyum gösteren çoğu meslektaşımız bin kez taraf ve fikir değiştirirken, Ali Sirmen ne dedi, ne yazdıysa o kalan, amasız ve çünküsüz dimdik duranlardandır."

****

Emre Kongar Hoca şöyle yazmıştı ardından;

Ah Ali Sirmen Ah:

O parlak zekâ

O dirençli ruh

O ses

O beyin

O yazılar

Sen ölmezsin, ölemezsin!

Gözyaşlarım:

Türkiye için

Cumhuriyet gazetesi için

Uğur Mumcu için

İlhan Selçuk için

Mine için

Devrim için

Sensiz yalnız kaldığını hisseden herkes için!

(...)

İnsanları hapsedenler, zalimler:

Ali Sirmen artık sizin zulmünüzden uzak!

Onu hapsedenler de öldüler ama kurtulamadılar; çünkü Ali onları haklı yazılarıyla, kitaplarıyla sonsuza kadar mahkûm etti!

Hepiniz ölümlüsünüz…

Hepimiz ölümlüyüz…

NEDİR BU ZULÜM?"

****

İki yıl önce -bugün- yitirdiğimiz Ali Sirmen'i;

"Kelepçeli Yazılar-Samim Lütfü" ile anmak istedim.

Bıraktığı izlere saygıyla...

Anısı Güzel Yaşasın...

ATİLLA KÖPRÜLÜOĞLU'ın Diğer Yazıları

Duruşuna, kalemine saygı ile BEKİR ABİ

Bu ülkenin en büyük köşe yazarlarındandı. Doğru söylediği yazdığı için dokuz köyden kovuldu. Doğruları söylemekten, yazmaktan asla vazgeçmedi. Hiç yalan yazmadı! Kalemini ne sattı, ne de kiraladı. Tiyatro Yazarı ve Yönetmeni Haluk Işık Dostum'a "Bekir Coşkun ve bir cümle" dedim, yanıtı; "Bekir Coşkun olmak zordu, o yazısıyla yüreğiyle bunu hepimizden bir parçaya dönüştürdü." oldu. Ne doğruydu...

18 Oct 2026 206

LEVENT KIRCA'SIZ 11 YIL...

Yaşamın hüzünlü, en acıklı anlarında bile bizi güldürmeyi, tebessüm ettirmeyi başarabilirdi Levent Kırca. 41 yıllık tiyatro yaşamında "bol kepçe kahkahanın"... Politik mizahın... Makyajın... Taklidin ustasıydı

13 Oct 2026 177

Sinemamız "ALTIN ÇOCUK"suz;

Hem oyun gücüyle, hem sesiyle bir döneme imzasını atmış sinema efsanesiydir Göksel Arsoy. Yeşilçam’ın yaşayan çınarlarındandı. Sinemaya başladığında -yıl 1957'ydi- ünlü romancı ve sanatçıların kitaplarının baş karakterlerini o canlandırırdı...

06 Oct 2026 204

Müziğimizin Nâzım’ı; İşte RUHİ SU

"Onun yüreğinde çok sevdiği halkı vardı, sevda vardı, direnç vardı… Eserlerinde; Anadolu’nun çok kültürlülüğü vardı. Bu coğrafyanın hoşgörüsü, geçmişi ve destanları vardı..."

20 Sep 2026 240

TARIK AKAN'SIZ 10 YIL...

Para ve ün için değil insanlık, Cumhuriyet değerleri eğitim, kültür, sanat için harcanan inatçı hayattır Tarık Akan. Bu kalpler seni unutur mu "yüreği de yakışıklı"!.. 📌Onu; salt -sinema sanatçısı- olarak görmek doğru değildir!.. Yapımcı, yazar, eğitim gönüllüsü, Nâzım sevdalısı, asla baş eğmez bir Mustafa Kemâl devrimcisidir de!

17 Sep 2026 224

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...