AHMET ERKÜÇÜK, ÇEŞME’NİN BİR BAŞKA DEĞERLİ VE RENKLİ SİMASI
“Değerli arkadaşım, rahmetlileri yazıyorsunuz yaşayanları’da yazar mısınız? Teşekkürler Sevgiler, son söz sizin…” diye yazılmış bir notla karşılaştım, Ahmet Erküçük Abimizin verdiği zarfı açınca… Düşündüm, doğru lakin benim de mazeretim var… Eskiden tanıdığım ve Çeşme’ye karakter kazandırdığına inandığım büyüklerimin bir şekilde ailesi ve yakınları dışında az hatırlandığını ya da unutulmaya yüz tuttuğunu görüyordum, maksat unutulmasınlar diye başlayıp, hatıralarım olanları günümüze dilim döndüğü
Ahmet Erküçük Abimizin zarfında neler neler vardı. Kendi el yazısıyla hayatını özetlemiş, benim açımdan bilinmeyenler az olmakla birlikte detaylarda hiç bilmediğim şeyler de var. Kendisi eskilerde gerçekleştirilmiş “Çeşme Müzik Festivali” haberlerinin verildiği gazete kupürleri, Çeşmeliler başta olmak üzere bazı ziyadesiyle meşhur ve sevilen sinema oyuncuları ile çekilmiş fotoğraflar, aile fotoğrafları, benim şahsen hiç bilmediğim yönü ise yazmış olduğu şiirleri, meşhur ve mühim muhteremlere yazdığı şiirlere gelen yazılı cevaplar, çeşit çeşit…
Şiirin başlığı “Umudumuz Ecevit”, şiirden ilk kıta;
Umudumuz Ecevit Gençliğin sevgilisisin,
Geç milletin başına derdimiz dile gelsin,
Bu ortamda sadece sende bize güvensin,
Başbakan dediğimiz inan ki yine sensin,
Diye başlayıp ilerleyen bir şiir, içerisinde bulunulan umutsuzluğun içinde yaratılan umut olmanın tekrarından ibaret… Lakin Bülent Ecevit gerçekten kendisinden umulan şeyleri gerçekleştirebildi mi? Maalesef. Bence daha da kötüsü oldu, umutlanamaz hale gelen bir yurttaş kitlesi yaratıldı. Evet, fazlaca güncel politikaya girmek istemiyorum lakin kaçınılmaz oluyor dokunmak inceden…
Şiirler bu kadar mı? Değil şüphesiz… Gazeteci yazar diğer büyüğümüz Yaşar Aksoy, mühim muhtarımız Rasim Özgül ve tabiidir ki eşi hanımefendiye de yazılmış şiirler var… Anlıyorum ki yazmaya da devam ediyor Ahmet Abimiz.
Ahmet Abi, Çeşme Gençlik Kulübünün 1970’li yıllarda önemli golcülerinden Mehmet Erküçük’ün abisidir, “Rensenbrink” lakabını kendisine helal ettiğimiz Hasan Erküçük’ün de abisidir. Hem Mehmet hem de Hasan iyi arkadaşlarımdır. Ne yazık ki Mehmet geçtiğimiz yıllarda kaybettik. Hasan ise zaman zaman ayaküstü dahi olsa mutlaka muhabbet ettiğimiz birisidir. Lakabı ise “snakeman lakaplı Rensenbrink’ten” aynı dönemde ve benzer mevkide top oynayan Johan Cruyff’lu müthiş Hollanda Milli Takımının meşhur ve müthiş sol kanat oyuncusundan gelmektedir, o da uzun saçları ile özellikle dripling anlarında aslan yelesi gibi saçlarını sallamasından mütevellit bir benzetmeydi. Hasan, sakatlıklar ve fizik sıkıntılar sebebiyle sürekliliği olamayan futbolcularımızdandı maalesef.
Yorumlar yükleniyor...