Zülfü Livaneli'den, Çeşme'de, Kadınlar Günü'nde Anlamlı Söyleşi
YEREL

Zülfü Livaneli'den, Çeşme'de, Kadınlar Günü'nde Anlamlı Söyleşi

| 05:41 | 8 dk okuma | 280 görüntülenme

Ünlü müzisyen, senarist, yazar ve film yönetmeni Zülfü Livaneli, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli'nin moderatörlüğünde "Kadınlar Günü ve Modern Toplum" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Livaneli, kadın hakları, modern toplum ve kültürel gelişim üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Söyleşi boyunca kadınların toplumsal yaşamdaki yerine, eğitimdeki rollerine ve sanatın kadın ruhunu yansıtma gücüne dair geniş perspektifler sundu.

Kadın Hakları ve Modern Eğitim

Söyleşisinde eğitim sisteminin kadın haklarının gelişimindeki rolüne vurgu yapan Livaneli, "Bugün modern okullarımız var; yabancı dil öğreten, çağdaş eğitim veren kurumlarımız... Bu okullarda yetişen hocalar, öğrencileri eğitiyor ve bu öğrenciler zamanla toplumda söz sahibi bireyler haline geliyor. Politikaya katılan, bilinçli oy veren kitleler oluşuyor. Bir belediye başkanının seçilmesi bile bu sürecin bir parçası. Ancak, bu gelişmelerin yaşanmasını kadın haklarının bizden daha geri olduğu bir ülkede göremezsiniz" dedi.

Kadın sanatçılar ve siyasetçilerin toplumdaki rolüne de değinen Livaneli, "Kadın sanatçılarımızla gurur duyuyorum; hatta Yunanistan’dan daha fazla kadın sanatçımız olduğunu düşünüyorum. 1926’dan itibaren açılan okullar sayesinde bugün kadın müzisyenlerimiz, bilim insanlarımız, akademisyenlerimiz var. Dünya ortalamasıyla kıyasladığımızda hâlâ yetersiz olsa da önemli bir yol kat edildi. Kadınların sanata ve akademiye katılımı, toplumun genel gelişimi açısından büyük bir kazanımdır" ifadelerini kullandı.

DSCN5748

Atatürk Devrimlerine Vurgu

Kadın haklarının kazanılmasında Atatürk devrimlerinin büyük bir rol oynadığını belirten Livaneli, "Tüm bu kazanımları Atatürk devrimlerine borçluyuz. Ancak önemli bir gerçek var: Kanunlar ne kadar ilerici olursa olsun, onları uygulayacak bir bürokrasi ve kabul edecek bir halk gerekiyor. Halkı ve bürokrasiyi bu noktaya getiren ise kültürel ortamdır. Kültür, eğitimin bir parçasıdır; çünkü kültür bir ortam yaratır ve bu ortamda bir şeyler yetişir. İşte yıllardır kültürel mücadele vermemizin sebebi de budur" dedi.

Ayrıca, Atatürk'ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesinin, dönemin dünya standartlarına göre oldukça ilerici bir adım olduğunu belirtti. Livaneli, "1934'te kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildiğinde, birçok Avrupa ülkesinde kadınlar bu haklara sahip değildi. Bu, kadınların toplumsal hayatta aktif roller üstlenmesini sağlayan büyük bir devrimdi" diye ekledi.

DSCN5759

Toplumsal Yozlaşma ve Kadına Bakış Açısı

Livaneli, Türkiye’de medyanın ve popüler kültürün kadın haklarına zarar veren unsurlar taşıdığını ifade ederek, "Ne yazık ki Türkiye’de televizyonlar, radyolar, basın ve siyaset alanında yozlaşmış bir kültür hâkim. İnsanlar kahramanlık, şiddet, namus gibi kavramlar üzerinden şekillenen bir kültürle yetiştiriliyor. Oysa Anadolu halkında kadına dair birçok olumsuz söz ve algı zaten var. Tek tanrılı dinlerin etkisiyle kadın ikinci plana itilmiş, eve kapatılmış, sadece çocuk yetiştirmekle sınırlandırılmış. Yüzyıllardır süren bu durum kadınların gelişimini engellemiş. Ancak bugün kadınların bilimde, sanatta, sporda büyük başarılara imza attığını görüyoruz" diye konuştu.

Livaneli ayrıca kadınların medyada temsiline de değinerek, "Dizilerde, reklamlarda ve genel olarak popüler kültürde kadınlar ya mağdur ya da nesneleştirilmiş şekilde sunuluyor. Gerçek hayattaki güçlü, bağımsız kadın figürleri yeterince gösterilmiyor. Bu da toplumun bilinçaltında kadın algısını şekillendiriyor" dedi.

DSCN5769

Kadın Ruhunun Derinliği ve Sanat

Sanatta kadınların temsilinin önemine dikkat çeken Livaneli, "Ben kadınların daha katmanlı bir ruh dünyasına sahip olduğuna inanıyorum. Büyük romanlar kadın karakterler üzerinden yazılır; çünkü kadınlar çok daha derin ve katmanlıdır. Bir yazar, insan ruhunun derinliklerine inmek istiyorsa kadını anlamak zorundadır. Bütün büyük romancılar da bunu yapar" dedi.

Amerika’da "Mutluluk" romanının incelendiğini ve burada ilginç bir deneyim yaşadığını belirten Livaneli, "Birleşmiş Milletler’de bu kitaptan bahsedildi ve CNN’de canlı yayında bana, ‘Bir kadın karakteri nasıl bu kadar derin anlatabildiniz?’ diye soruldu. Türk ve yabancı gazeteciler de sık sık aynı soruyu soruyordu: ‘Kadınları nasıl bu kadar iyi anlıyorsunuz?’ Çünkü kitapta yalnızca kadınların bilebileceği ruh halleri vardı. O zaman şunu söyledim: Sanatçıların beyni, kadın ruhuna yaklaştıkça daha derinleşir. Sanatta kadın ve erkek dünyası iç içe geçer" diye ekledi.

Mecliste Kadın Hakları İçin Verilen Mücadele

Siyasette de kadın hakları mücadelesi verdiğini ifade eden Livaneli, "22. dönemde Meclis'teydim. O dönemde yaptığım konuşmalar, ikna çabalarım, verdiğimiz önergeler, kurduğumuz komisyonlar hep kadına karşı şiddeti engellemeye yönelikti. Çünkü o zamanlar durum bugünden de kötüydü. Töre cinayetleri adı altında, bir baba ya da ağabey kendi kızını öldürdüğünde, hâkimler bu duruma anlayış gösterebiliyordu. Hukukta ise ‘toplumsal baskı’ gibi hafifletici sebepler vardı" dedi.

Cezaların ağırlaştırılması ve kadına yönelik şiddetle ilgili yasal düzenlemeler için büyük çaba sarf ettiklerini belirten Livaneli, "Televizyonlar, basın ve kültürel çalışmalar bu konuda farkındalık yaratmalı. Ancak bu mesele sadece kadınların omuzlarına yüklenemez. Erkekler de bu dönüşümde kendilerini sorgulamalı ve sorumluluk almalıdır" şeklinde konuştu.

Atatürk’ün Entelektüel Yönü

Söyleşide Atatürk’ün entelektüel kimliğine de değinen Livaneli, "Atatürk, büyük bir lider. Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da bu şekilde kabul ediliyor. Devlet kurucu kimliği herkesçe bilinir, ancak onun evrensel bir entelektüel oluşumun parçası olduğu çoğu zaman göz ardı ediliyor. Atatürk Batı edebiyatını ve literatürünü çok iyi bilen, kendi çabalarıyla bu alanda kendini geliştirmiş biriydi. Sürekli okuyan, düşünen ve fikir tartışmalarına önem veren bir liderdi" dedi.

DSCN5766 (1)

Başkan Denizli, Livaneli'ye, adına dikilecek sakız ağacının sertifikasını verdi

Söyleşi, kadın hakları, kültürel dönüşüm ve Atatürk devrimleri üzerine yapılan verimli tartışmalarla sona ererken, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Zülfü Livaneli'ye, adına dikilecek sakız ağacının sertifikasını verdi. 

"Kadınların özgür, eşit ve güçlü olduğu bir dünya için mücadelemiz sürecek!"

Başkan Denizli, toplantının ardından yaptığı açıklamada, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliklerimiz kapsamında, edebiyatın ve müziğin usta ismi, düşünceleriyle kuşaklara yön veren Zülfü Livaneli ile buluştuk. Kadınların toplumsal yaşamdaki mücadelesini, modern dünyanın dönüşümünde üstlendikleri rolü ve eşit bir gelecek için atılması gereken adımları konuştuk. Fikirleriyle ufuk açan, sanatıyla toplumu şekillendiren Zülfü Livaneli’ye değerli katkıları için yürekten teşekkür ediyorum. Kadınların özgür, eşit ve güçlü olduğu bir dünya için mücadelemiz sürecek!" dedi.

Paylaş:
0 yorum

Halkın Sesi, Çeşme'nin Sesi

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu paylaşın, tartışmaya katılın.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için bilgilerinizi girin — anında üye olun:

Zaten üyeyim →