Yaşar Aksoy’a ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’
KÜLTÜR-SANAT

Yaşar Aksoy’a ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’

| 14:45 | 6 dk okuma | 169 görüntülenme

İzmir basınının simge isimlerinden, araştırmacısı gazeteci yazar Yaşar Aksoy, aldığı birçok ödüle bir yenisini daha ekledi.

Aksoy, “9. Uluslararası Özkan Mert Yaşam Boyu Onur Ödülü”ne layık görüldü. Ödülünü şair Özkan Mert’in elinden alan Aksoy, büyük gurur yaşadığını belirtti. Aksoy, ödülünü kızı, damadı, torunu, yakın dostları ve edebiyat dünyasından ünlü isimlerin katıldığı törende alırken”80 yaşındayım ama hala dinç ve zindeyim. Yeni kitabımı hazırlıyorum” diye konuştu.

Ödül komitesinden Havva Mert, yaptığı sunuş konuşmasında, Yaşar Aksoy’un çalışmaları hakkında bilgi verdi, ödül gerekçesini de şu şekilde açıkladı:

“Yaşar Aksoy, gazeteci, yazar, şair ve tarihçi kimliğiyle Türkiye’nin yakın tarihi, özellikle İzmir ve Ege Bölgesi’nin kültürel belleği üzerine gerçekleştirdiği araştırmalarla tanınan önemli bir düşünce insanıdır.  1947 yılında İzmir’de doğan Aksoy, İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği ile Ege Üniversitesi Endüstri Mühendisliği eğitimlerini tamamlamasına rağmen yaşamını gazeteciliğe, edebiyata ve tarih araştırmalarına adamıştır.

Uzun yıllar Demokrat İzmir, Yeni Asır, Hürriyet, Sabah, Egeli Gazete ve Çeşme Güneşi gazetelerinde kültür-sanat yöneticiliği ve köşe yazarlığı yapmış; yazıları ve araştırmalarıyla geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. İzmir’in işgali ve kurtuluşu, Kuvâ-yi Milliye, Hasan Tahsin, Atatürk dönemi ve Ege’nin kültürel mirası üzerine kaleme aldığı eserlerle kent hafızasının korunmasına büyük katkı sağlayan Aksoy, 60 yılı aşan yazarlık yaşamı boyunca 50’den fazla ödüle layık görülmüştür. Yunus Nadi Ödülü, Dil Derneği Prof.Emin Özdemir Ödülü, Altın Homeros İzmir’e Katkı Ödülü ve Hasan Tahsin Onur Ödülü bunlardan yalnızca birkaçıdır.

İzmir kültürüne yaptığı kalıcı katkılar nedeniyle “Yaşar Aksoy Sokağı, Yaşar Aksoy Parkı, Karşıyaka Yaşar Aksoy Kitaplığı, Yaşar Aksoy Kitap kafesi kurulmuş, birçok kurum tarafından onur ve emek ödülleriyle ödüllendirilmiştir. Sayın Aksoy, gazetecilik, edebiyat ve tarih alanlarında 60 yılı aşan üretken çalışmaları; İzmir ve Ege’nin kültürel belleğinin korunmasına, Cumhuriyet tarihinin belgelenmesine ve toplumsal hafızanın gelecek kuşaklara aktarılmasına sunduğu üstün katkılar nedeniyle “IX. Uluslararası Özkan Mert Yaşam Boyu Onur Ödülü”ne layık görülmüştür.”

Ödül töreninde bir konuşma yapan Yaşar Aksoy ise duygularını şöyle aktardı:

“Değerli dostlar, tarihin akıp giden bu zaman diliminde, burada buluşan dostlar topluluğuna ve içinde yaşadığımız olaya bakınca Edip Cansever’in çok sevdiğim “Masa da Masaymış ha..” şiiri aklıma düşüverdi:

Adam yaşama sevinci içinde

Masaya anahtarlarını koydu 

Bakır kaseye çiçekleri koydu 

Sütünü yumurtasını koydu 

Pencereden gelen ışığı koydu 

Bisiklet sesini çıkrık sesini 

Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu 

Adam masaya 

Aklında olup bitenleri koydu 

Ne yapmak istiyordu hayatta  

İşte onu koydu 

Kimi seviyordu kimi sevmiyordu 

Adam masaya onları da koydu 

Üç kere üç dokuz ederdi 

Adam koydu masaya dokuzu

Pencere yanındaydı gökyüzü yanında 

Uzandı masaya sonsuzu koydu 

Bir bira içmek istiyordu kaç gündür 

Masaya biranın dökülüşünü koydu 

Uykusunu koydu uyanıklığını koydu 

Tokluğunu açlığını koydu.

Masa da masaymış ha 

Bana mısın demedi bu kadar yüke 

Bir iki sallandı durdu 

Adam ha babam koyuyordu.

Efendim, bu şiire dayanarak, yani sizlere baktığım zaman, uluslararası şairimiz Özkan Mert ustamızı, Dilek Alp ve Havva Mert dostlarımızı, değerli jüri üyelerini, ödül kazananları, davetlileri, 3 tane yetişkin torunumu, kızımı ve damadımı bu kitle içinde görüyorum.. Masamız hayli geniş.. Tabii ki, aziz insan rahmetli Suphi Baykam’ın oğlu, Cumhuriyet gazetesinde yazılarını zevkle okuduğum, ünlü ressamız Bedri Baykam da var, hayranıyımdır.. Bakın Bedri Baykam şu anda bana bakıp gülümsüyor… Teşekkür ediyorum..

Aslında bugün burada en çok gururlandığım şey, Adnan Binyazar ile birlikte uluslararası onur ödülünü almış olmamdır.. Yüce insandır.. Ben 80 yaşındayım.. O ise, 92.. Kültür Bakanı Ahmet Taner Kışlalı döneminde, Kışlalı’nın en yakın danışmanları olarak bakanlıkta çalışmıştık. Binyazar, kütüphaneler alanında, beni ise Kışlalı’nın gerçekleştirmek için çırpındığı Milli Kurtuluş Müzeleri alanında.. Adnan Binyazar, dahası Elazığ kökenli bir Gakkoş’tur.. Şu anda aramızda olan kızım ressam Neslihan Karaağaç ta, 1 yaşından itibaren Elazığ’da büyüdü. Daha üç gün önce Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eki’nde Cemal Süreya için nefis bir yazı yazmış olan Adnan Binyazar’a sağlık diliyorum. Keşke aramızda olsa idi..

Şimdi efendim masamızda daha başka neler var?..

İçinde bulunduğumuz Mısır Apartmanı var..

Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy bu apartmanda öldü..

Ressam kızım ilk büyük sergisini bu apartmanda açtı..

Başka ne var?..

Bu toplantımızı yaptığımız İstanbul Yüksek Ticaretliler Lokali var. İstanbul Yüksek Ticaretliler, 1960 ihtilali öncesi, 28 Nisan öğrenci ayaklanmalarını, İstanbul Üniversitesi öğrencileri ile birlikte, şehit de vererek gerçekleştiren öğrencilerdir. İhtilal sonrası İstanbul Yüksek Ticaretliler Derneği yeniden kurulurken, Teknik Üniversite öğrencisi olmama rağmen aralarında idim. Derneğin gece bekçiliğini gönüllü yaptım. Başkanımız hala yaşamakta olan eski Harbiyeli Yavuz Süngü kardeşim, daha sonra Devlet Planlama Teşkilatında büyük üst görevler üstlendi; hatıralarımız çoktur. Bu bakımdan, bu toplantımız için bize bu salonu tahsis eden İstanbul Yüksek Ticaretlilere teşekkür ediyorum.

Evet, dostlarım masamızda neler var dedik?.. 

Şiir var.. Edebiyat var.. 

Kültür var.. Bilim var… 

Devrim var.. 

Masada masaymış ha!.. 

Değil mi?.. 

Saygılarımı sunuyorum efendim..”

Etiketler: #izmir #yaşar aksoy
Paylaş:
0 yorum

Halkın Sesi, Çeşme'nin Sesi

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu paylaşın, tartışmaya katılın.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için bilgilerinizi girin — anında üye olun:

Zaten üyeyim →