Tüm Bel-Sen Çeşme Temsilciliği’nden Demokrasi ve Hukuk Çağrısı
SİYASET

Tüm Bel-Sen Çeşme Temsilciliği’nden Demokrasi ve Hukuk Çağrısı

| 06:12 | 5 dk okuma | 205 görüntülenme

Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Çeşme Temsilciliği, halkın iradesine yönelik müdahaleler ve hukuksuz uygulamalara karşı bir basın açıklaması yaptı. Çeşme Belediyesi Alaçatı Ek Hizmet Binası önünde gerçekleştirilen açıklamaya, DİSK Emekli-Sen Çeşme Şubesi ve Çeşme Halk Temsilcileri Meclisi de destek verdi.

Basın açıklamasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik uygulamalara, kayyum atamaları ve ülkede giderek artan hukuksuzluklara tepki gösterildi. Açıklamayı okuyan Tüm Bel-Sen Çeşme Temsilcisi Volkan Burçak, milyonlarca yurttaşın demokrasi ve özgürlük taleplerine kulak verilmesi gerektiğini belirtti.

“Halkın Demokratik İradesine Müdahale Kabul Edilemez”

Tüm Bel-Sen Çeşme Temsilciliği, ülke genelinde geniş yankı uyandıran demokrasi ve hukuk mücadelesine destek verdiklerini açıkladı. Basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Özgürlük ve demokrasi isteyen milyonlar, ülkenin dört bir yanında meydanlarda seslerini yükseltiyor. Milyonlarca İstanbullunun oylarıyla Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’na yönelik haksız ve hukuksuz siyasi operasyonlar, halkın demokratik iradesine yapılan bir müdahaledir. Bu süreç, 23 yıldır biriken toplumsal öfkenin patlamasıyla, ülke genelinde demokratik bir direniş dalgasına dönüşmüştür."

Burçak, özellikle öğrenci gençlik başta olmak üzere geniş halk kesimlerinin, hukukun üstünlüğünün ayaklar altına alınmasına, yoksulluğa ve baskıcı yönetim anlayışına karşı seslerini yükselttiğini belirtti.

“Amaçları demokrasiyi ve özgürlükleri tamamen ortadan kaldırmak”

Açıklamada, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanması, İstanbul Barosu yönetimine kayyum atanması, basına yönelik ağır cezalar ve eğitim emekçilerine açılan soruşturmalar, demokrasiye vurulan darbeler olarak nitelendirildi.

Burçak, bu uygulamaların temel amacının halkın demokratik haklarını gasp etmek ve tek adam rejimini kurumsallaştırmak olduğunu belirterek şöyle dedi:

"Bu iktidar, kendilerini ülkenin efendisi, halkı ise kölesi olarak görüyor. Halkın seçtiği belediye başkanlarını talimatlı yargı kararlarıyla görevden alıyor, tutukluyor ve yerlerine kayyum atıyor. Özgür düşünceye tahammül edemeyen anlayış, üniversitelerdeki ders boykotlarına destek veren akademisyenlere ve eğitim emekçilerine soruşturmalar açıyor. Basını susturmak için ağır para cezaları uygulanıyor, gazeteciler gözaltına alınıyor. Tüm bunların tek bir amacı var: Demokrasiyi ve özgürlükleri tamamen ortadan kaldırmak."

“Emekçileri Sefalet Ücretlerine Mahkûm Ederek Zenginliği Yandaşa Peşkeş Çekiyorlar”

Basın açıklamasında, ekonomik adaletsizlik ve emekçilerin giderek yoksullaşması da önemli bir başlık olarak yer aldı. Burçak, hükümetin ekonomik politikalarının halkı sefalet ücretlerine mahkûm ettiğini belirterek şunları söyledi:

"Milyonlarca çocuk okula aç giderken, bir avuç ayrıcalıklı kesim kamu kaynaklarıyla zenginleşiyor. Kamu kaynakları, halkın değil, belirli bir zümrenin çıkarına kullanılmakta. İşçilerin, emekçilerin hakları yok sayılıyor, enflasyon karşısında ezilen maaşlar sefalet ücretine dönüşüyor. Bu sistemin tek amacı, yandaş sermayeyi beslemek ve halkı daha da yoksullaştırmaktır."

“Hukuksuzluğa ve Baskıya Karşı Mücadele Büyüyor”

Tüm Bel-Sen Çeşme Temsilciliği, hukuksuzluklara karşı mücadelenin büyüdüğünü ve bu baskılara boyun eğilmeyeceğini vurguladı. Açıklamada, demokrasi, barış ve özgürlük taleplerinin engellenemeyeceği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:

"Tarih tanıktır ki hiçbir baskı ve saldırı, emek, demokrasi ve özgürlük için meydanları dolduran bir halkı durduramamıştır. Ne kadar acımasız olursa olsun, her türlü orantısız şiddete rağmen halk kazanmış, her diktatörlüğün bir sonu olmuştur. Türkiye’de de er ya da geç bu baskıcı dönem sona erecek; bugün yapılan hukuksuzlukların hesabı sorulacaktır."

“Dayanışmayı ve Mücadeleyi Büyütme Zamanı”

Açıklamanın sonunda, tüm emekçiler ve yurttaşlar demokratik haklarını savunmak için birleşmeye çağrıldı. Toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yapılarak, baskı politikalarına karşı ortak bir mücadele hattı oluşturulması gerektiği belirtildi.

"İşine, ekmeğine, hakkına ve hukukuna sahip çıkan, düşüncesini ve kimliğini özgürce yaşamak isteyen herkesi birleşik bir direniş hattı yaratmaya çağırıyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!"

Paylaş:
0 yorum

Halkın Sesi, Çeşme'nin Sesi

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu paylaşın, tartışmaya katılın.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için bilgilerinizi girin — anında üye olun:

Zaten üyeyim →