Şükran Tümer’den Çeşme’de “Yaşayan Elbiseler?? Sergisi: Doğa, Sanatla Buluştu
KÜLTÜR-SANAT

Şükran Tümer’den Çeşme’de “Yaşayan Elbiseler?? Sergisi: Doğa, Sanatla Buluştu

| 12:03 | 4 dk okuma | 435 görüntülenme

Moda tasarımcısı ve öğretim üyesi Şükran Tümer, doğa ile sanatın iç içe geçtiği sıra dışı bir sergiye imza attı. Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda, Çeşme Belediyesi’nin Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası kapsamında düzenlediği etkinlikler çerçevesinde açılan sergi, hem sanatseverlerin hem de çevre bilincine duyarlı ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü.

Toprağın Giysiye Dönüştüğü Bir Proje

Serginin en dikkat çeken bölümü, Tümer’in “Yaşayan Elbiseler” adını verdiği yenilikçi çalışması oldu. Bu projede tohumlar, toprağın içinde değil, özel olarak tasarlanmış giysi formlarına yerleştirildi. Böylece doğa, moda ile birleşerek adeta giyilebilir bir yaşam döngüsüne dönüştü. Tümer, bu süreci şu sözlerle açıkladı:

“Bugüne özel, 'yaşayan elbiseler' konseptiyle bir farkındalık projesi gerçekleştirdim. Toprağa ektiğimiz tohumları bu kez giysilerin üzerine yerleştirdim. Farklı günlerde – birinci, beşinci, yirmi beşinci ve otuz birinci günlerde – bu tohumların gelişim süreçlerini gözlemleyip kayıt altına aldım. Bu süreç, aynı zamanda bilimsel veri olarak da değerlendirildi.”

Tohumların büyüyebilmesi için her gün düzenli olarak sulandığını belirten Tümer, giysilerin üç boyutlu özel kalıplarla tasarlandığını, bu kalıpların ise hem estetik hem işlevsel bir rol üstlendiğini vurguladı. Doğal yaşamın giysilerde şekil bulduğu bu çalışma, çevre farkındalığını doğrudan görsel ve somut bir biçimde ortaya koydu.

DSCN1607

Kağıttan Giyilemeyen Giysiler: Sanatın Sessiz Çığlığı

Sergide “giyilemeyen giysiler” başlığı altında kağıttan yapılan farklı bir koleksiyon da yer aldı. Bu eserler, modanın sadece giyilebilir bir nesne değil, aynı zamanda güçlü bir mesaj aracı olabileceğini ortaya koydu. Tümer, bu çalışmalarda kâğıt, eski kitap sayfaları, tuzlu kâğıtlar, çatlatma teknikleri, akolyo biçimi ve origami gibi yöntemlerle farklı dokular ve biçimler yaratarak çağdaş sanata göndermede bulundu.

Tümer, “Giyilemeyen giysiler, çağdaş sanatçılar tarafından sıkça kullanılan bir ifade biçimidir. Bu giysiler, yalnızca bir moda nesnesi değil; aynı zamanda çevre, kimlik, kadın temsili ve dönüşüm gibi konulara dair sanatsal bir anlatıdır” dedi.

Kağıt elbise çalışmalarında, doğaya zarar vermeyen boyalar kullanılıyor. Tümer ve öğrencileri, Türk kahvesi, safran gibi doğal malzemelerle boyama yaparak, hem çevreye duyarlılığı hem de geri dönüşümün önemini vurguluyor. Her yıl Ege Üniversitesi’nde düzenlenen EgeArt Sanat Günleri kapsamında yürütülen bu çalışmalar, sanat eğitimi açısından da özgün bir yere sahip.

DSCN1636

Kadın Formu, Sanatsal Anlatının Odağında

Sergideki birçok eserin temelinde kadın silüeti yer alıyor. Tümer, kadın formunun sanatın anlatı gücünü derinleştirdiğini ifade ederek, hem bireysel hem de toplumsal mesajlar taşıyan bu formun projeye duygusal ve düşünsel bir zemin kazandırdığını belirtiyor.

Bu çerçevede oluşturulan her bir eser, sadece görsel değil; aynı zamanda düşünsel ve kavramsal bir yolculuk sunuyor. Tümer’in kullandığı teknikler, biçimler ve malzemeler, sanatın hem biçimsel hem de düşünsel dönüşüm yaratabileceğini gözler önüne seriyor.

DSCN1601

Doğa, Kadın ve Sanatın Buluşması

Şükran Tümer’in sergisi, yalnızca bir sanat etkinliği değil; aynı zamanda doğanın döngüsüne, dönüşüm kavramına ve kadının yaratıcı gücüne dikkat çeken güçlü bir farkındalık çağrısı oldu. Kullanılan her malzeme, seçilen her form, izleyiciyi sadece bir estetik deneyime değil, aynı zamanda düşünsel bir sorgulamaya davet ediyor.

Bu sergiyle birlikte Tümer, sanatın dönüştürücü gücünü hem doğa hem de toplum adına kullanabileceğimizi bir kez daha kanıtladı.

Paylaş:
0 yorum

Halkın Sesi, Çeşme'nin Sesi

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu paylaşın, tartışmaya katılın.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için bilgilerinizi girin — anında üye olun:

Zaten üyeyim →