Osmanlı Halk Giysileri Çeşme Kalesi'nde Sergilenecek
Osmanlı halk kıyafetleri ve yaşam kültürleri, Çeşme Kalesi’nde gün yüzüne çıkıyor. Kültürlerin, geleneklerin ve yaşam biçimlerinin sessiz tanıkları olan giysiler, bu kez Çeşme Kalesi’nin tarihi atmosferinde sanatseverlerle buluşuyor. “Zamanın Tanıkları?? adlı sergi, 13 Ağustos itibariyle Çeşme Kalesi Ceneviz Kulesi Sergi Salonu’nda açılıyor. Sergi, bir ay boyunca ziyarete açık olacak.
Sergide; Osmanlı İmparatorluğu'nun çok uluslu ve çok kültürlü yapısını yansıtan orijinal halk kıyafetleri ile yaşam objeleri yer alıyor. Feyza Uluumay Gökalp Koleksiyonu, Nihal Keriman Erbay Koleksiyonu ve Sabiha Tansuğ Koleksiyonu’ndan özenle seçilmiş parçalar, ziyaretçileri tarihsel bir yolculuğa çıkaracak.

Osmanlı’nın Etnografik Zenginliği: Uluumay Vakfı’nın Mirası
Serginin odak noktasının, aynı zamanda koleksiyonların kaynağı olan Uluumay Osmanlı Halk Kıyafetleri Müzesi’nin kurucusu, merhum Esat Uluumay’ın 50 yılı aşkın emekle oluşturduğu benzersiz arşiv olduğunu belirten Vakıf yöneticisi ve serginin küratörü Feyza Uluumay Gökalp, koleksiyonun değerini şu sözlerle vurguladı:
“Osmanlı İmparatorluğu, 624 yıl boyunca üç kıtada hüküm sürmüş; içinde onlarca farklı etnik grubun, inanç sisteminin ve yaşam biçiminin bir arada bulunduğu büyük bir medeniyetti. Bugün bu büyük mozaiğin izlerini en iyi şekilde yansıtan alanlardan biri, halk kıyafetleri ve yaşam kültürüdür. Koleksiyonumuz, Osmanlı coğrafyasında yaşamış farklı halkların giyim alışkanlıklarını, sosyal statülerini, ritüellerini ve günlük yaşantılarını anlatan çok değerli bir belge niteliği taşıyor.”
Gökalp, koleksiyonda Anadolu, Balkanlar, Orta Asya, Kuzey Avrupa, Sudan, Etiyopya ve Yemen gibi geniş bir coğrafyada yaşamış halklara ait orijinal kıyafetler yer alacağını belirtti. Gökalp, kıyafetlerin her birinin, bölgenin doğal koşullarına, sosyal yapılarına ve geleneksel estetik anlayışına göre şekillendiğini ve asırlık yaşam izlerini taşıdığını ifade etti.

Kıyafetlerin Ötesinde Bir Medeniyet Arşivi
Uluumay Vakfı’nın arşivinin, yalnızca kıyafetlerle sınırlı olmadığını belirten Gökalp, koleksiyonun toplamının 55 bin parçayı aşan geniş bir kültürel hafızayı kapsadığını kaydetti. Gökalp, dergah kültürü, kahve kültürü, hamam kültürü, halk takıları, müzik aletleri, mutfak kültürü, boncuklu eşyalar, at koşum ve binicilik kültürü, Osmanlı coğrafyasındaki semavi din önderlerinin kıyafetleri halk el sanatları ve Bastonlar gibi ayrı ayrı müze olabilecek alt koleksiyonların da vakıf bünyesinde olduğunu ifade etti.

Geçmişten Günümüze Bir Hatırlatma
Çeşme'de açacakları serginin, yalnızca bir sanat etkinliği değil; aynı zamanda bir bellek mekânı işlevi de göreceğini vurgulayan Feyza Uluumay Gökalp, serginin önemini şu sözlerle ifade etti:
“Geçmişi anlamadan bugünü kuramayız. Bu koleksiyon, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel bilgilerin, ustalıkların ve estetik anlayışların bugüne taşınması için bir köprü görevi görüyor. Özellikle genç kuşakların bu kıyafetlere ve objelere bakarken tarihsel bağ kurması, bizim için çok kıymetli.”
Koleksiyonları anlatan ilk kitabın “Büyük Hikayenin Küçük Kahramanı: Boncuk ve Nazar İnancı”, Arkeoloji ve Sanat Yayınları etiketiyle basıldığını da belirten Gökalp, diğer kitap projelerinin de yayına hazır durumda olduğunu ve sponsor desteği beklediğini söyledi.
Yalnızca kıyafet sergisi değil, kültürel bir şölen
“Zamanın Tanıkları”, yalnızca bir kıyafet sergisi değil; halkların, geleneklerin ve kimliklerin hafızasını görünür kılan bir kültürel şölen niteliğinde olacağını belirten Feyza Uluumay Gökalp, 13 Ağustos'ta açılacak olan serginin 13 Eylül tarihine kadar, 10.00 - 18.00 saatleri arasında, ücretsiz olarak ziyaret edilebileceğini ifade etti.

Yorumlar yükleniyor...