Çeşme'deki Castello Fontana’nın ÇED toplantısı tepkiler nedeniyle yapılamadı
Çeşme’nin Mamurbaba bölgesinde yapılması planlanan, 34 odalı butik otelin yanı sıra 272 blok ve 769 bağımsız birimden oluşacağı belirtilen Castello Fontana projesine ilişkin ÇED Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı, vatandaşların ve çevre örgütlerinin yoğun tepkileri nedeniyle gerçekleştirilemedi.
İstanbul merkezli Arıkan Proje Geliştirme A.Ş. tarafından Çeşme’nin Mamurbaba bölgesinde hayata geçirilmek istenen Castello Fontana projesi için düzenlenen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı, yoğun tepkilere sahne oldu.

Proje alanına uzaklığıyla da eleştirilen Altınkum Mahallesi’ndeki Bostan Cafe’de düzenlenmek istenen toplantıya, Çeşme Yarımada Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) başta olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcisi ve vatandaş katıldı.

ÇEŞÇEP Başkanı Ahmet Güler ve toplantıya katılan Çeşmeliler, 34 odalı butik otelin yanı sıra 272 ayrı blok ve 769 bağımsız birimden oluşacağı belirtilen projenin Çeşme’nin doğasına, su kaynaklarına ve altyapısına ağır yük getireceğini savunarak projeye karşı çıktı. Katılımcılar, toplantının iptal edilmesini istedi.

Yetkililer toplantının yapılamadığını tutanak altına aldı
Tepkilerin artması üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü yetkilileri, toplantının sağlıklı biçimde gerçekleştirilebileceğine ilişkin kanaat oluşmadığını resmi tutanakla kayıt altına aldı.
ÇEŞÇEP tarafından daha önce hazırlanan altı sayfalık itiraz dilekçesi de yetkililere elden teslim edildi.
Toplantının gerçekleştirilememesinin ardından Bostan Cafe önünde toplanan vatandaşlara seslenen ÇEŞÇEP Başkanı Ahmet Güler, projenin geçmişinin 2024 yılına dayandığını söyledi.
Mamurbaba sırtlarında yaklaşık 430 bin metrekarelik alanın imara açıldığını belirten Güler, Çeşme Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin imar kararına karşı dava açtığını, ancak davanın kaybedilmesinin ardından Bakanlık tarafından bölgenin imara açıldığını ifade etti.

“34 odalı otele karşılık 769 konut planlanıyor”
Projenin ÇED dosyasını yaklaşık üç ay önce incelemeye başladıklarını belirten Güler, şunları söyledi:
“Dosyayı ayrıntılı şekilde incelediğimizde Mamurbaba sırtlarında 34 odalı bir otel yapılmasının planlandığını gördük. Ancak bu otele karşılık 769 bağımsız konut, yani rezidans niteliğinde birimler bulunuyor. Bu ölçekteki bir yapılaşmanın yalnızca turizm yatırımı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.”
Güler, projenin altyapı açısından da ciddi riskler taşıdığını savunarak bölgede kanalizasyon, yeterli elektrik ve diğer temel altyapı hizmetlerinin bulunmadığını söyledi.
Proje dosyasında atık su sisteminin fosseptik üzerinden planlandığını ileri süren Güler, yakın çevrede İZSU’ya ait su depoları ve Çeşme’nin su ihtiyacına katkı sağlayan kaynaklar bulunduğunu belirtti.

“Su kaynakları için ciddi risk oluşturabilir”
Böylesine büyük bir tesisin fosseptik sistemiyle çalıştırılmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Güler, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu büyüklükteki bir tesis için fosseptik kullanılması yer altı suları açısından ciddi risk oluşturabilir. Sızıntı yaşanması durumunda hem su kuyuları hem de Mamurbaba, Alaçatı ve Ilıca çevresindeki su kaynakları zarar görebilir. Burada ileri teknolojiye sahip, yüksek standartlarda bir arıtma tesisi kurulması zorunludur.”
ÇEŞÇEP olarak Çeşme’ye yapılacak gerçek ve sürdürülebilir turizm yatırımlarını desteklediklerini vurgulayan Güler, karşı çıktıkları noktanın turizm tesisi adı altında yoğun konut ve rezidans yapılaşması olduğunu söyledi.
“Çeşme artık daha fazla rezidans yükünü kaldıramıyor” diyen Güler, projenin çevresel etkilerinin yanı sıra satış ve pazarlama sürecinin de tartışmalı olduğunu öne sürdü.

Satış fiyatı ve proje maliyeti iddiası
Güler, firmanın internet sitesi üzerinden ön talep topladığını ve başvuru yapan bazı kişilerin İstanbul’a sözleşme imzalamaya davet edildiğini ileri sürdü.
Bağımsız birimlerin metrekaresinin 6 bin 500 avro artı KDV üzerinden satışa sunulduğuna ilişkin görüşme kayıtları ve imzalı tutanaklar bulunduğunu savunan Güler, proje dosyasında ise inşaat maliyetinin metrekare başına 393 avro olarak gösterildiğini söyledi.
Güler, “Proje dosyasında metrekare maliyeti 393 avro olarak belirtilirken satış fiyatının 6 bin 500 avro artı KDV olduğu ifade ediliyor. Bu kadar büyük farkın turizm yatırımından çok gayrimenkul rantını gündeme getirdiğini düşünüyoruz” dedi.
ÇEŞÇEP ve toplantıya katılan vatandaşlar, projenin Çeşme’nin su kaynakları, doğal yapısı, altyapısı ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesini ve projeye izin verilmemesini istedi.
Yorumlar yükleniyor...