Çeşme’de Hukuk ve Toplumsal Duyarlılık Buluşması
YEREL

Çeşme’de Hukuk ve Toplumsal Duyarlılık Buluşması

| 08:52 | 5 dk okuma | 342 görüntülenme

Çeşme Kadın Dayanışma Derneği (ÇEKADDER), Miras Hukuku'ndaki yeni düzenlemeler ile ilgili bir  bilgilendirme toplantısı düzenledi. Çeşme Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilen etkinlikte, Miras Hukuku'nda yapılan yeni düzenlemeler, özellikle kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkileri ele alındı.

İstanbul Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından yürürlükten kaldırılmasının üzerinden dört yıl geçti. Bu süreçte kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddet vakalarının arttığına dikkat çekilirken, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesinin terk edilmesinin ağır sonuçları vurgulanıyor. Kadınların sadece yaşam haklarının değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal haklarının da giderek törpülendiği bir dönemde, İzmir Barosu ve sivil toplum kuruluşları bu karanlık tabloya karşı toplumsal farkındalık ve hukuki bilinç oluşturmak adına çalışmalarını sürdürüyor.

"İstanbul Sözleşmesi’nin Feshi, Kadın Politikalarındaki Boşluğun Göstergesidir"

Çeşme'deki etkinliğe davet edilen ve açıklamalarda bulunan İzmir Barosu Çeşme İlçe Temsilcisi Av. Nadire Erol, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Bugün ne yazık ki İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılmasının dördüncü yıl dönümü. Bu dört yılda kadın cinayetleri günlere değil, neredeyse saatlere sığar hale geldi. Kadınlara yönelik şiddeti önleme yükümlülüğünü üstlenmesi gereken mekanizmalar etkisizleştirildi. Şiddeti önlemek yerine kadınların haklarını sınırlandıran genelgeler, kararnameler önümüze konuyor. Bu da bize gösteriyor ki; bu ülkede kadınlar artık hukukla değil, kararlarla korunmaya çalışılıyor ve bu da hakların güvencesini zayıflatıyor.”

Av. Erol, özellikle Kasım 2024’te yürürlüğe giren ve kamuoyunda büyük tartışma yaratan "Tapu Sicilinde Arabuluculuk Uygulamaları" genelgesinin, Türk Medeni Kanunu’na aykırılık taşıdığı yönündeki değerlendirmelere de atıf yaptı. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin eleştirilerini anımsatan Erol, “Bu düzenlemeler sadece bürokratik işlemleri değil, kadınların geleceğini etkiliyor” dedi.

Yeni Miras Hukuku Değişiklikleri Masaya Yatırıldı

Toplantının ana gündemi olan miras hukukundaki yeni yasal düzenlemeler ise dikkatle incelendi. Erol, bu değişikliklerin başta kadınlar, çocuklar ve ekonomik açıdan dezavantajlı mirasçılar olmak üzere toplumun geniş kesimlerini doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı.

Noter Zorunluluğu Kalktı – Ancak Riskler Arttı

Yeni düzenlemeye göre mirasçılar, aralarında yaptıkları yazılı anlaşmalarla taşınmaz paylaşımını gerçekleştirebilecek ve tapu müdürlüklerine doğrudan beyan verebilecek. Noter onayı zorunluluğunun kaldırılması bürokrasiyi azaltmayı hedefliyor. Ancak Erol, “Hukuki danışmanlık alınmadan yapılan işlemler ileride telafisi güç mağduriyetlere yol açabilir” uyarısında bulundu.

Eşit Paylaşım İlkesi Esnetildi

Yeni düzenlemeyle, taraflar, ortak iradeyle eşit paylaşımın dışına çıkabilecek. Bu, miras anlaşmazlıklarını kolaylaştırma amacı taşısa da, Av. Erol özellikle kadınların ve çocukların bu esneklik karşısında korunmasız kalabileceğine dikkat çekerek, “Kadınlar çoğu zaman ekonomik olarak daha zayıf durumdadır. Ortak irade adı altında baskıyla yönlendirilen kararlar, kadınların miras haklarının gasp edilmesine zemin hazırlayabilir” dedi.

Süreç Hızlandı, Güvence Zayıfladı

İşlem süreçlerinin sadeleşmesi olumlu olarak değerlendirilse de, Av. Erol hukuk güvenliğinin zayıflamasına dikkat çekti. Av. Erol şöyle dedi:

“Miras sadece mal paylaşımı değil; aynı zamanda aile ilişkilerini, sosyal barışı ve toplumsal dengeyi de etkileyen bir alandır. Her düzenleme dikkatle analiz edilmeli, uzman görüşü olmadan adım atılmamalıdır.”

“Bu Sürecin Takipçisiyiz”

Av. Nadire Erol, İzmir Barosu olarak kadınların, çocukların ve tüm dezavantajlı kesimlerin hukuki haklarının takipçisi olacaklarını belirtti. Erol, “Toplumun her kesimine düşen görev, sadece haklarını bilmek değil, bu haklara sahip çıkmaktır. Bizler de bu farkındalığı oluşturmak için buradayız” dedi.

Av. Nadire Erol son olarak, bu anlamlı organizasyona öncülük eden ÇEKADDER’e ve katılım gösteren tüm duyarlı yurttaşlara teşekkür ederek konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bugün burada olmamızın en temel nedeni, bilgilenmek, haklarımızı öğrenmek ve hukukun koruyucu şemsiyesini hayatın her alanında hissettirmek.”

Paylaş:
0 yorum

Halkın Sesi, Çeşme'nin Sesi

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu paylaşın, tartışmaya katılın.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için bilgilerinizi girin — anında üye olun:

Zaten üyeyim →