Barış Dalgıç’tan İzmir-Çeşme Otoyolu’nun özelleştirilmesine tepki
YENİ Parti Çeşme Belediye Meclis Üyesi Barış Dalgıç, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun 30 yıllığına özel sektöre devredilmesine tepki gösterdi. Özelleştirmenin kamu yararına aykırı olduğunu savunan Dalgıç, geçiş ücretlerinde yaşanabilecek artışın hem trafik yoğunluğunu artıracağını hem de Yarımada’daki ulaşım maliyetlerini tüm sektörlere yansıtacağını söyledi.
İzmir-Çeşme Otoyolu’nun özelleştirilmesine yönelik girişimlerin uzun yıllardır gündemde olduğunu belirten Dalgıç, “İlk karardan son karara kadar geçen sürece baktığımızda hükümetin tam 16 yıldır bu otoyolu özelleştirerek bir ‘kötü gün akçesi’ yaratma çabası içinde olduğunu görüyoruz” dedi.
Karayolu altyapı yatırımlarının ortalama 10 ila 15 yıl içerisinde kendisini amorti ettiğini ifade eden Dalgıç, yaklaşık 34 yıldır hizmet veren İzmir-Çeşme Otoyolu’nun yatırım maliyetini çoktan karşıladığını savundu.
“Kamuya gelir sağlayan bir yol özel sektöre devredilemez”
Otoyolun Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılmış, borcu devam eden bir yatırım olmadığının altını çizen Dalgıç, şöyle konuştu:
“Karşımızda Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılmış borçlu bir yol yok. Karşımızda; parasını milletimizin ödediği, maliyetini yıllar önce kapatmış ve her yıl kâr sağlayan kamusal bir varlık var. Kasaya düzenli gelir getiren, kamuya ait bir yolu 30 yıllığına özel bir şirkete devretmenin kamu yararıyla hiçbir alakası olamaz.”
“Eski İzmir yolunda trafik daha da ağırlaşır”
Özelleştirmenin hayata geçirilmesi halinde Yarımada’daki ulaşım sorununun daha da büyüyeceğini ileri süren Dalgıç, yoğun dönemlerde İzmir-Çeşme arasındaki yolculuğun halihazırda 3-3,5 saate kadar çıkabildiğini belirtti.
Otoyol ücretlerinin yükselmesi durumunda sürücülerin ücretsiz alternatif güzergâh olan eski İzmir yoluna yöneleceğini kaydeden Dalgıç, bunun Narlıdere, Güzelbahçe ve Urla hattındaki trafik yükünü artıracağını söyledi.
Dalgıç, “Ulaşım süresinin 5-6 saate çıkması kaçınılmazdır” ifadelerini kullandı.
Ulaşım maliyetleri tüm sektörlere yansıyacak
Otoyol ücretlerinde yaşanabilecek artışın yalnızca bireysel ulaşımı değil, Yarımada’nın ekonomik yaşamını da doğrudan etkileyeceğini vurgulayan Dalgıç; İzmir merkezinde çalışıp Yarımada’dan günlük ulaşım sağlayan yurttaşların yanı sıra personel ve okul servisleri, nakliyeciler, malzeme tedarikçileri ve turizm sektörünün de artan maliyetlerle karşı karşıya kalacağını ifade etti.
Dalgıç, “Her sektöre yansıyacak bu zamlar, Yarımada’da iş yapmayı daha da zorlaştıracak” diyerek, sürecin özellikle ekonomik sıkıntılar yaşayan yerel esnaf üzerinde yeni bir yük oluşturacağını savundu.
“Maliyet belediyelerin üzerine kalacak”
Özelleştirme sonrasında otoyolu kullanmak istemeyen ağır tonajlı araçların eski güzergâha yönelmesinin yol tahribatını artıracağını belirten Dalgıç, bakım ve asfalt maliyetlerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinin üzerine kalacağını dile getirdi.
Alaçatı-Çeşme hattındaki ilçe içi otoyol geçişlerinin ücretsiz hale getirilmesini istediklerini de hatırlatan Dalgıç, mevcut yolun özel sektöre devredilerek yüksek ücretli hale getirilmesine karşı olduklarını söyledi.
İzmir-Çeşme Otoyolu’nun halkın vergileriyle oluşturulmuş kamusal bir varlık olduğunu vurgulayan Dalgıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İzmir-Çeşme Otoyolu bir şirketin kâr kapısı veya bütçenin ‘kötü gün akçesi’ değil; halkın ödediği vergilerle inşa edilmiş kamusal bir mirastır. 30 yıllık bu ipotek kararına karşı tek ses ol.”
Yorumlar yükleniyor...