Telefon
WhatsApp
TÜRKLERİN KIYMET VE ÖNEM VERDİĞİ

*- DEPREME DAYANIKLI

 

Son zamanlarda yine yıllardan bu yana olduğu gibi depremle yatıp, depremle kalkıyoruz.

Yani korkuyoruz.

Tabii bazı sanayiciler de, bu konuda çalışma yapıyor, bilim insanları gibi.

Öğrendiğime göre.

Şimdi bir firmamız, AR-GE çalışmaları sonucu ‘depreme dayanıklı panel duvar’ üretmek için hazırlıklarını tamamlamış,

Bu özel panel, özellikle kentsel dönüşüm projeleri için tasarlanmış.

Umarım fiyatı de al yakan cinsten olmaz.

Yani fırsatçılara yaramaz.

Sürekli depremlerin yaşandığı ülkemizde kentsel dönüşüm projeleri son dönemde hız kazanıyor.

Yüksek teknolojili yeni ürünü ile sektörde fark yaratmaya hazırlandığı belirtilen bu öncü firmaya başarı diliyorum.

 

*- BETON SANTRALI KURULDU

 

Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Dönmez yaptığı açıklamada, kentsel dönüşüm ve dayanıklı yapı ihtiyacına çözüm sunacak panel duvar üretimi için tesis yatırımlarına başladıklarını belirtti.

Muhsin Dönmez, 82 bin metrekare açık, 30 bin metrekare kapalı alanda üretim yapan şirketlerinin, tam otomasyon sistemine sahip yeni bir tesis ile yaklaşık 5 bin metrekare kapalı alanda yapılması planlanan panel duvar üretim tesisi için yeni beton santrali kurduk’ dedi.

Panel duvarlar işçilik ve zamandan kazandıracak.

Umarım yararını ve faydasını Türkiye olarak görürüz.

 

*- AKILLI TRAFİK YÖNETİMİ

 

Kent genelinde İzmir Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundaki 479 kavşakta, Akıllı Trafik Yönetim Sistemi kullanılarak trafik daha akıcı hale getiriliyor.

Sistemin ilerleyen süreçte tüm kavşaklara yayılması hedefleniyor.

 Kavşak düzenlemeleri, alt-üst geçit yatırımları ve yeni imar yolları ile kentin ulaşım altyapısını güçlendiren Büyükşehir, akıcı trafik için kavşakları da Akıllı Trafik Yönetim Sistemi’yle kontrol ediyor.

479 adaptif kavşağın 412’si İzmir Ulaşım Merkezi’nden (İZUM) uzaktan erişimle yönetiliyor.

Sahada bulunan kameralar ile 168 adet sinyalizasyon tesisli kavşak 7 gün 24 saat izleniyor. Sistemin ilerleyen süreçte kent genelindeki tüm kavşaklara yayılması hedefleniyor.

 

*- TRAFİK CEZALARI HEP KONUŞULUYOR

 

Madem trafikten ve akıllı yönetimden söz ettik, A, Yasemin Yüksel de şunları yazmış;

‘Kimi dinlesem trafik cezalarından bahsediyor.

Televizyonda da yine yeni trafik cezaları.

Başıma da gelince yazmalı bu konuyu, duyarlılık gereği.

Zira bu konuda karşılıklı oturur iken konuşan çok ama halini yazıya döken yok.

Sırf konuşmakta kalıyorlar yani.

O da iki kişi arasında.

Nedense çoklu ortamlarda diller lal kesiliyor. Sanki yakındıkları onca şeyi hiç yaşamamış ya da yakınmamışlar gibi sus pus oluveriyorlar.

Şimdilerde bu genel bir hal zaten. facebook paylaşımlarına kadar.

 

 

*- MAYA TUTSUN DİYE

Paylaşımlarınızı hep gözetleyen var ama sayfalarında tek bir paylaşım yok.

Öyleleri konuşmakla kalmasın da ne yapsın?

Sanırım ‘yazarım diye’ hep de bana anlatısılar tuttu. O zaman çaldıkları maya da tutsun diyelim yazarak, işlerini kolaylaştıralım.

Acı filan dinlemiyor çünkü cezalar, içiniz yanıyormuş başka bir acı ile hiç umursamıyor.

Hiç trafik cezam yoktu!

Boş yolda sinyal verip kalkarmışım meğer, fark eden sanki çok yanlış bir şeyi yapan benmişim gibi,  boş yolda bile kalkarken sinyal verdiğimi sonraki ilk karşılaşmamızı bile beklemeden, hemen telefon açıp söylerdi.  Gülerdim ben de. 

Kuralları uygulamamak hata, yol boşmuş, yoğunmuş demeden.

Demek ki iyice oturmuş bir alışkanlık trafikte uygun olanı yapmak eğer boş yolda bile sinyal vermeden kalkmıyorsanız.

 

*- ŞEHİR İÇİ OLDU

 

Şimdilerde Eskişehir Yolu eskisi gibi yalnızca şehirlerarası yol niteliğinde değil.

Şimdi nerede ise Polatlı'ya kadar şehir içi bir caddeye dönüştü.

Ve bu caddede de çoğu yerdeki gibi hız şehir içinde 120 kilometre idi.

Şu sıra düştü mü bilemiyorum.

Çünkü hızdan hiç haz etmem.

Yanda ‘vııınnn’ diye bir renk halinde geçip, birkaç saniye içinde gözden kaybolan nokta gibi araç sürüşlerinden de hiç haz etmem.

Zira yollar adı üzerinde yol, kamu malı.

Herkesin.

Yarış pisti değil.

Ayrıca ‘hız demek& biraz direksiyon başında başkalaşım yani ruhen bazı s şetlerin su üzerine çıkmayı beklediği fırsat demek gibi gelir bana. Kibarca!

 

*- RAKAMLAR BÜYÜK AMA

 

Şimdi hızın 120 kilometreye çıktığı ve artık üzerinde pek çok semtin kurulduğu hatta Çayyolu ilçesi olmak çabalarının sürdüğü bu kısımlarda ODTÜ bile arık mahalle içi kaldı. 

Başıan da bunun getirdikleri yüzünden 'trafik sorunları’ açıldı.

Hem şehir içi olan bir yolda hız 120 km. hem de 60 km.

Hıza ceza! 5.000 -beş bin TL- yakın tutarda.

Eskişehir Yolu'nda seyreden araçlar bilir, hele de İstanbullu değil de İstanbul'dan gelen, 34 plakalılar ile doluşmuş bir yer olduğundan bizim yollar ve başka hemen her yerden onların yanlarında getirdikleri alışkanlıklar ile bizimkilerin kiminin de de zaten fırsat bulsa hemen ortaya çıkacak trafik ihlali…

Yatkınlıkları nedeni ile gelin de Eskişehir Yolu'nda en sağ şeritten bile 60 km. hızla ilerleyin.

İlerletmezler.

‘Tampona değecek kadar’ rahatsız ederler ki yolu boşaltın ve onlar makas mı atacak, zikzak mı çizecek, lastik mi yakacak yapabilsinler.

Yani ‘kural dışı ne varsa’ yapmalarına engel olmayın, diye.

Yine ‘kural dışı’ her halleri ile normal seyreden araçları püskürtürler.

 

*- ANLATIM HARİKA

 

Trafiğe çıkamaz olduk, zaten bu haller nedeni ile.

Ve hız meğer bazı sokaklarda 50 km.ye düşmüş.

Belirleyici faktörler sayesinde de bu cezaya dönüşmüş.

Evet ceza daaa...

Önce artık yakında İzmir'e kadar nerede ise her yanı yerleşim yeri ile dolacak Eskişehir Yolu ve devamındaki hız bir inse.

120 km değil de en çok 80 km. olsa ki o bile üzerinde üniversiteler, hastaneler olan bu yolda çok.

Kaç kurum var bu yolda.

İş yeri var.

Ve hala nasıl makas atanlar, nasıl kasabasındaki tenha yollar gibi araç kullanmak isteyen, direksiyon başında  kendini bulan!!! 

Ama direksiyon başında değil iken iki artı ikinin kaç ettiğini bile iki saniyede söyleyemeyecek kadar kafası karışıklara yazılsın cezalar.

120 kim ile gidilen, hız yapmazsanız sizi kaza yapmaya zorlayan 120 bile değil 180 km. hızla giden anlayışlar arasında 60 km. hız ile seyirde olmak bile bir başarı.

 

*- BENİM DE ŞİKAYETİM BÖYLE

 

Hız yapanlar, hız yapın istiyorlar.

Bakışları, hayat anlayışları bu!

Yapmayanları da korkutacak her şeyi yapıyorlar!

Bunlar her gün böylesi caddelerde her an yaşanıyor çok üzücü ki.

Diyelim ki özel üniversitelerin yakınlarındaki semtleri ki Eskişehir Yolu üzerinde ve yakınlarında özel üniversiteler de var, yaşının iki, üç katı milyon ile anlatılacak araçlar ile gezen yirmisinde var yok, bir de benzin yakan sözüm ona üniversiteliler, size seyir için yol bile bırakmıyor.

En sakin, başka böyle sakin cadde olmayan caddenizde bile size yol bırakmıyorlar.

Nasıl mı?

Altlarına oyuncak olarak en pahalı, lüks ve sağlam arabalar nasıl oldu ise verilmiş, o arabanın tek taksitini kredi çekip ödememiş ki zaten kredi ile alınmadığı belli, benzinini de kendi kazandı ile sağlamamış veletler, sakin ve yeşillikli caddenin her yanını park ederek kapatıyor.

Park ediyor ama çekip girmiyor.

Bagajları açıyorlar iki açık bagaj kapıları açık halde  birbirine bakar halde.

Bagaj kapakları şemsiye oluyor.

Piknik sandalyeleri ve masaları çıkartılıp kaldırıma bile değil park etmiş araçların yanların, aralarına kuruluyor.

Yolun ortasında ki piknik sandalyesinde bir özel üniversiteli işte buyrun. Ellerinde de yabancı kahve markalarının bardakları.

O kafede oturup içmiyorlar.

Bir nevi teşhir ede edeb kendilerini yolu işgal ederek içiyorlar ne içiyorlarsa.

Kahve, su, neyse.

Ellerindeki cips ambalajlarından hazır yemek viyollerine kadar ortaya fırlatıyorlar.

 

*- ÇÖPLERİ MAHALLELİYE

 

Ne yolunuz kalıyor bu veletler sayesinde ne yürüyüş yapanlara kaldırım, park, sokak.

Villalarının bahçelerinde oturamıyor sahipleri çünkü bahçe duvarı üzerine tünemiş bu gençler var.

Ellerinde içtikleri şeylerin kağıt bardaklarını, şişelerini, metallerini duvarlara bırakıp gidiyorlar.

Arkalarını mahalleli topluyor.

Ana baba biliyor mudur bu durumu bilemeyeceğim ama çocuğunu biliyordur, o araba ile ne yaptığını da yaktığı benzinden, araç kilometresinden mutlak bilmeli zaten!

Yani ceza var daaa...

Emekli maaşlarına orantısız.

Burada  çok gün görmüş hayli  hatırlı yerlerden emeklilerin hali ortada. Aldıkları maaşın iki, üç katı vaktinde aldıkları evlerinin  kirasına yetmez ki aidatlar bile pek hatırlı.

Güvenlik, koca site bahçesi, aydınlatması derken.

 

*- ANNE ve BABALAR

 

Sevgili anne babalar artık oğulcuklarına hatta pek bakımlı kızlarına aldıkları araçlar ile özel üniversite çevresindeki semt ahalisini nasıl bezdirdikleri konusunu es geçmeseler de,  mahalleliyi canlarından nasıl bezdirdiklerini görüp, bir önlemcik alıverseler.

Trafik cezasının okkalısı da keşke yolu, piknik alanı, evinin balkonu, kafe bahçesine, babasının çiftliğine çeviren özel üniversiteli umarsız öğrenci  statüsünde ama etrafı kirleten, yolda mahalleliye yol da, park yeri de bırakmayan,  polisimiz ya da jandarmamızı da fazlası ile meşgul eden  yazılsa!

Trafik cezaları sonuç olarak belli bir yekun tutacaktır toplanıldığında ama asıl getiri sanırım gürültü yapan katların gürültülerini ölçecek ve sensörler sayesinde bunu kurulacak bir gürültü merkezine anında iletecek bir sitem geliştirmekte.

Sensörler gönüllü evlere yerleştirilsin.

Üst, yan, alt komşulardan gelen gürültüyü ayırt etsin.

Öyle çok gönüllü çıkacaktır ki bu bile ne kadar ceza yazılacak ve ne kadar toplanacak fikir verir en baştan.

 

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği