Telefon
WhatsApp
HİÇBİR İŞE YARAMAYAN TİPLER

Belediye Başkanlarını, maliye müfettişleri gibi bir odaya alıp hesap soruyorlar.

İddia ediyorum;

Şaka bir yana, gerçekten emekli maliye müfettişleri ile CHP’li belediyeler siyaseten değil de, öncelikle mali yönden incelemeye tabi tutulsalar, çok daha önemli bir çalışma gerçekleştirilmiş olur.

Maliyecilerle birlikte, emekli banka çalışanları da olabilir.

Örneğin banka istihbaratçıları…

Kaçakları yakalarlar, kimlere nasıl kıyak geçildiğini belirlerler.

İşe yaramayanlara verilen büyük paraları ortaya çıkarırlar.

Temizlik işleri, ya da park ve bahçeler de görevli olup, hiç işe gelmeden nasıl büyük ödemeler alanlar ortaya çıkarılır.

Bunlar ilk aklıma gelenler.

‘Yaz- boz tahtası’ haline getirilen kaldırım giderlerinin neredeyse büyük bir imalathane kurulumuna kadar büyük olduğunu ortaya çıkarırlar.

Neymiş efendim, seçim zamanları başkanın kazanması için koşuşturmuşlar!..

Sade vatandaşa soruyorum, siz bu güne kadar, hiçbir parti taraftarının canla başla koşuşturup, size gelip de ‘Bize oy verin!’ dediğini gördünüz mü?

Bir yerde toplanır bu tipler, yerler içerler, dedikodu yaparlar, onu bunu eleştirirler…

Hiçbir işe yaramayan tiplerdir bunlar.

Sadece ‘Aman biz kazanalım!’ derler…

Aynen kulüplerin amigoları gibi dirler.

Ne kadar çok bağırırlarsa o kadar para toplarlar, yöneticilerden…

İsterse vermesin…

Umuyorum Parti müfettişleri ya da ‘hesap sorucular’ onun bunun etkisi altında kalmazlar.

Özellikle ‘besleme’ medyanın etkisi altında…

Açık ve net söylüyorum;

‘Hangi belediye başkanı met ediliyorsa, anlayın ki ondan bir menfaat görülmüştür, Ya da bu konuda bir beklenti vardır.’

 

*- SOKAKTAKİ VATANDAŞ

Sokaktaki vatandaşa sorun bakalım, belediye ve belediye çalışanları için ne diyor?

Belediye başkanı ile ilgili soru daha sonra sorulsun sokaktaki sıradan vatandaşa…

Başkanı hiç görmüş mü?

Şikayetleri dikkate alınmış mı?

Yani başkanlar bir hiçtir…

Hiçbir işe yaramazlar…

Aynen milletvekilleri gibi…

Hani altı ayda bir karne verilecekti beldiye başkanlarına….

Şu karneleri ve notları bir de biz görelim, bakalım…

Hiç birisi sınıfa geçemez…

En basitinden yollar deli deşik bunu bile onarımdan uzaklar…

Yağcılar, balcılar hep beraberler her zaman olduğu gibi…

Şunu da söyleyeyim:

Müfettişler, yani parti görevlileri ‘Bezim başkanlarımız çok iyi diyecekler’ akşamları birlikte yedikleri yemekler ve eğlencelerden sonra…

Bildiklerimi söyleyeyim:

Öncelikle Bornova, Urla, Konak ve Buca belediye başkanlarını öncelikle ıskartaya çıkarırım…

Bir de bunların belediye meclisleri ile çalışanlarını ele alırım, tabii ki müdüran takımlarını da…

 

*- HEP HESAPLI

Konuyu İzmir’den ele alacağım…

Ama genelde İzmir değiil tüm ülkemizi ve insanlarımızı ilgilendiriyor.

Belirtildiğine göre onbinlerce İzmirli arasından gönüllü 50 kişi seçilmiş, Avrupa Birliği’nden elde edilen paralarla bir çalışma yapmaları için.

Zaten şimdi, belirli bir düşünceyi yaymak için, yani Avrupa Birliği’ndeki bazılarının dilekleri ve yönlendirmeleri ile karşılığında önemli sayılacak para kazanılarak geçim sağlamak modası aldı başını gidiyor.

Yazmıştım, daha bunlar para kazanma işlemine geçmeden önce Avrupa Birliği’nden olduklarını belirten üç yabancı benden randevu istemişti.

O zamanlar İzmir Hilton oteli açıktı.

Kendilerine yer ayırttılar ve belirttikleri tarihte gazetede ziyaretime geldiler.

Patron Aydın Bilgin birkaç dili çok iyi bildiği için, milli kütüphane gibi odasını kullanmamı ve kendisinin de bizim görüşmemize katılmasını istemiştim.

Yani canlı tanığım.

Yabancılar geldiler.

Ondan bundan söz ettik.

Konuyu İzmir’deki Kürtlere getirdiler ve baklayı ağızlarından çıkardılar.

‘Hakları yenilen Kürtleri destekleyin, size son model bir baskı makinası ile borunuzda kullanacağınız son model bilgisayarları karşılıksız hibe olarak vereceğiz. Ayrıca bu güzel hizmetinizin karşılığında her ay şu kadar avro ve dolar da hesabınıza yatırılacak”

Derslerini iyi çalışmışlar.

İzmir ve Ege ile ilgili neler söylediler neler?

Tabii biz gereken cevabı verdik.

Bu arada izlenimlerini ve görüşmemizi kitap haline getireceklerini de belirttiler.

Bize de göndereceklerini söyleyerek, gazeteden, yani Aydın Bilgin’in odasından ayrıldılar.

Kendilerinden bir daha hiç haber almadık.

Bizim dışımızda kimlerle görüştüler, ya da kendileri gibi başkaları İzmir’e geldi mi, gitti mi?

Haberimiz olmadı…

Belki bizim istihbarat servisleri bunları biliyorlar ya da takip ediyorlardır.

Bunu da bilmiyorum…

Sadece bildiğim şu

Bedava peynir sadece fare kapanındadır.

Şüphe sizi her zaman doğruya götürür…

Hiç kimse hiç kimseye bir kuruşluk bile yardımda bulunmaz.

Diyeceksiniz her Avrupa Birliği ya da belli fonlardan yararlananlar yanlış yoldalar mı?

Haşaa!

Öyle şey olur mu?

Olmaz tabii…

Ben sadece benim başıma geleni ve önerilenleri söylüyorum…

Şimdi yine ‘seçilmiş’ 50 kişiye gelelim…

 

*- SEÇİLMİŞLER

Açıklama şöyle:

“İklim politikalarında İzmirlilerin de sözü var!

Körfez’den suya 10 maddelik öneri!”

Bu 50 kişi beş hafta çok ciddi çalışmış ve şu 10 maddelik politika önerilerinde bulunmuşlar.

Bu projeyle, hem somut çözüm önerileri geliştirmişler hem de deneyimlerini paylaşmışlar.

Kimlere?

İzmir’deki belediye başkanlarına, seçilmiş davetli sivil toplum örgütü yönetici ve başkanlarına, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr.Zafer Levent Yıldır ile yine seçilmiş bazı akademisyenlere…

Maddelere bir göz atalım;

1- İzmir Körfezi’nin Korunması;

Körfeze akan endüstriyel ve evsel atıkların etkin biçimde arıtılması, dip temizliğinin yapılması, kıyı alanlarının doğallaştırılması ve su altı ekosisteminin korunması sağlanmalı…

Bu maddeyi okuyunca kahkahayı attım.

Bunları yıllardır çocuklar bile biliyor diyRe düşündüm,

Diğer dokuz madde de aynı gibi….

Yani bilinenler…

Zamana da yapılan masraflara da ‘günah’  diyerek yorumluyorum.

Kitapçıklar da basılmış falan…

Meraklısı yapılan açıklamaları okuyup daha fazla bilgi sahibi olabilir.

İstanbul Kent Konseyi Başkanı bile İzmir’deymiş ve deneyimlerini paylaşmış.

Ne güzel değil mi?

Yoksa büyük bir eksiklik olacaktı…

Su kaynaklarının koruması ve tasarruf, eğitim ve farkındalık çalışmaları, su tasarrufu eğitimlerinin yaygınlaştırılması, içme suyunda şeffaflık ve güven, yağmur suyu hasadı ve akıllı sulama vb. gibi çalışmaları ve birilerine reklam tanıtım için verilecek paralar…

Bunları görüp öğreneceğiz…

 

*- NASIL ATACAK?

Ateş Akkor, “55 sene önce Beşiktaş'tan Cağaloğlu'na fotoğraf nasıl gönderiliyordu?” sorusuna yanıt veriyor:

“O gece Metin Oktay'ın jübilesi var.

Çömez foto muhabiri olarak ‘bakarsın bu da bir şeyler çeker’ diye beni de gönderdiler. (23 Ağustos 1969)...

Akşam gazetesinin istihbarat şefi bana talimat veriyor:

‘llk 15 dakika içinde ne çekersen, filmi geri sar, saha kenarına git, filmi basın tribününe at" ...Basın tribünü sahadan 15 metre yukarda ve 30 metre ilerde...

Şefin suratına bakıyorum..

‘Şefim o kadar uzağa nasıl atacağım ?’

İstihbarat şefi sadece dik dik bana bakıyor...

Ben filmi attım ama ancak 15 metre ileriye, seyirci tribününe düştü. Meğer bir sistem kurulmuş film kimin önüne düşerse  alıp yukarı doğru atıyor, elden ele 3-4 atıştan sonra film basın tribününe ulaşıyor.

Ben hariç herkes bu sistemi bilip uygularmış.

Basın tribünündeki muhabirimiz koşarak dışarı çıkıyor, aşağıda bekleyen motorsikletliye filmi atıyor.

Motorcu yıldırım gibi gazeteye gidip filmi veriyor, fotoğraf tab ediliyor ve hazır bekleyen gazete makineleri dönmeye başlıyor.

Esas usta foto muhabirlerinin çektikleri İstanbul baskısına kadar bekleyebiliyor.

Şimdiki gibi internet, dijital fotoğraf vs yok ki İtalya'ya  gezmeye gidenin çektiği fotoğrafı 1 dakika sonra Kuşadası'ndaki ailesi görebilsin...

(Konu ile ilgili fotoğraf: Metin Oktay kendi jübilesinde

15 dakika için Fenerbahçe formasını giyerken)

 

*- SUNUMLAR İLGİ ÇEKİCİ İDİ

Merhaba dergisinin 50.sayı etkinlikleri çerçevesinde Ege Fark Yaratanlar Derneği ile birlikte İzmir Ticaret Odası'nda (İZTO) "Sağlıkta Küresel Gelişmeler" konulu toplantı düzenlendi. 

Mehmet Necati Şentürk sunumu ile gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını genel yayın yönetmeni Prof.Dr.Erkan Sevinç çalıştayın sektör bileşenlerine yararlı geçmesini dileyerek Sevmedya Yayın Grubu hakkında katılımcılara bilgiler verdi.

Protokol konuşmaları sonrası  İzmir Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Dr. Bülent Cinel, İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç ve Acıbadem Kent Hastanesi'nden Prof.Dr.Burak Turna konuşmacı olarak sunumlar yaptılar. 

 

*- ANTALYA ve KUŞADASI

İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç toplantıda yaptığı konuşmada 1980'lerden itibaren Türkiye'nin dünya turizminde son derece önemli bir yer almaya başladığına dikkat çekip, "Özellikle Antalya ve Kuşadası önceleri turizm destinasyonu olarak dünyaya sunuldu.

 İstanbul ile İzmir şehir turizminde önemli bir destinasyon haline geldi.

Türkiye dünyanın en fazla turist çeken 5 ülkesinden biri. Turizm geliri açısından 8-9'uncu sırada geliyor.

Turizmin istihdama doğrudan ve dolaylı etkileri var.

Ülkenin tüm katma değerini bir nevi ihraç etmiş oluyorsunuz.

İzmir Bergama dünyanın ilk sağlık turizmi merkezlerinden biri.

Bir turistin gittiği yerdeki harcaması ortalama 850-900 dolar seviyesindedir.

Ama sağlık turizmine dönüşünce kişi başı harcama 5 bin dolar seviyesine ulaşıyor" dedi.

 

*- İZMİR’E YÜZDE BEŞ

İzmir Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Dr. Bülent Cinel de son yıllarda zincir hastanelerin gelmesiyle birlikte sağlık turizmindeki ivmenin yukarı tırmandığını anlattı.

Dr. Cinel, "İzmir daha önce Türkiye'ye sağlık için gelen turistlerinin yüzde 1'ini alıyordu. Şimdi ise bu oran yüzde 5'e yaklaştı.

Umuyorum zincir hastaneler tamamlandığında daha iyi olacak.

Türkiye genelinde sağlık turizmi potansiyeli açısından İzmir 8 ile 10'uncu sıralarda geliyor. İlk 5'e girmeyi umuyoruz" dedi.

 

*- SAĞLIK TURİZMİ

İzmir'de ağız diş sağlığı, obezite, genel cerrahi ve estetik cerrahi gibi alanların ilgi çektiğini dile getiren Dr. Bülent Cinel, şöyle konuştu:

"2024 yılında, dünyada genel turizm potansiyelinin 5 trilyon dolar olduğunu görüyoruz.

Bunun 1 trilyon doları sağlık turizmiyle ilgili girdileri oluşturuyor.

Bu rakam genel turizm girdilerinin yüzde 20'sine tekabül ediyor.

Sağlık turizmi, yılda yüzde 7 ile 10 oranında büyüyor.

Bunun içerisinde medikal turizm, termal turizm, üçüncü yaş turizmi, engelli turizmi başı çekiyor.

2024 yılı verilerine göre sağlık turizmi dünyada 1 trilyon dolarlık bir hacme sahip. Bunun yalnızca 10 milyar doları Türkiye'ye ait.

Bu da maalesef Türkiye'ye gelen girdilerin yüzde 1'ini oluşturuyor. Türkiye'deki farkındalık ve kümelenme toplantıları ile birlikte sağlık turizmini ilerleteceğiz."

 

*- ROBOTİK CERRAHİ

Uluslararası çevrelerde önemli bir isim olan Prof.Dr.Burak Turna "Robotik Cerrahi" sunumu yaptı.

Turna özetle şunları söyledi:

"Robot yardımlı laparoskopi ameliyatı olarak da bilinen “da Vinci”, dünyanın ilk robotik cerrahi sistemidir.

Amerika Gıda ve İlac Dairesi’nin (FDA) 2000 yılında verdigi onayla 7 branşta ameliyatlarda kullanılmaya başlanmasından sonra bugüne kadar yaklaşık 10 milyondan fazla operasyon gerçekleştirilmiştir.

Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi, da Vinci robotu, hasta konsolu ve cerrah konsolu olmak üzere üç üniteden oluşmaktadır.

Ameliyatın yapılmasında kullanılacak el aletlerini taşıyan 4 kol Robot bölümünde bulunur.

Cerrahın parmaklarını hareket ettirerek verdiği komutlarla eş zamanlı calışan da Vinci sisteminde, sanılanın aksine ameliyatı robot değil yine cerrahlar yapar.

Teknoloji ve cerrahinin gelmis olduğu son nokta olarak kabul edilen bu sistem, cerrahın işini kolaylaştırırken aynı zamanda iyileşme sürecinde hastanın konforunu arttırır.

Ürolojik cerrahi, da Vinci sisteminin Türkiye’de en çok kullanıldığı alanlar arasında yer alır.

Bu cerrahi yöntemle prostat, böbrek ve mesane kanserleri, UPJ (böbrekten çıkan idrar kanalı) darlığı ameliyatı, böbrek nakli ve böbreküstü bezi tümörü cerrahileri yapılabilir."

 

*- İLK ONDAYIZ

"Sağlıkta Küresel Gelişmeler" çalıştayı bir panelle devam etti. Panelin moderatörü Ege Fark Yaratanlar Derneği Başkanı Mehmet Aksaç sağlığın sadece bireysel bir ihtiyaç değil, toplumun refahını ve ekonomik kalkınmasını doğrudan etkileyen stratejik bir alan olduğunu söyledi. Dünyada sağlık turizminden elde edilen gelirin arttığını dile getiren Mehmet Aksaç, "Sağlık turizminde kaliteli hizmet, uygun maliyet ve güven unsurunu bir arada tutan ülkeler öne çıkıyor.

Türkiye sağlık turizminde ilk 10 ülke arasında. 2023 yılında 1 milyon 400 bin yabancı hasta ülkemizde tedavi oldu.

Türkiye iş sağlığı, estetik cerrahi ve organ nakli gibi alanlarda uluslararası bir marka haline geldi.

Model hastanelerimiz ve kaliteli sağlık hizmetimizle Türkiye güven veren bir ülkedir.

İzmir de sadece tarih, kültür ve turizm şehri değil aynı zamanda bir sağlık şehridir" dedi.

 

*- BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR ŞEHRİ İZMİR

İzmir'den dünyanın pek çok noktasına doğrudan bağlantı sağlanabildiğini anlatan Aksaç, kara, hava ve deniz ulaşımının kesiştiği İzmir'in sağlık turizmi için lojistik açıdan en avantajlı şehirlerden biri olduğuna vurgu yaptı.

İzmir'de 10'dan fazla üniversite ile çok sayıda eğitim ve araştırma hastanesi bulunduğunu hatırlatan Aksaç, "Kentimizde uluslararası akreditasyona sahip özel sağlık kuruluşları bulunmaktadır.

Sadece tedavi değil aynı zamanda bilimsel araştırma yapılmaktadır. İzmir'deki sağlık kuruluşlarında tedavi gören yabancı hasta sayısı son 5 yılda yüzde 40 artmıştır" diye konuştu.

 

*- SAĞLIK HUKUKU DA ÖNEMLİ

Panelistlerden Fınd Doctor Turkey Kurucu Ortağı Özlem Özkulak “Son yıllarda sağlık turizmi sektöründe çalışan birçok katılımcıdan ve iş ortağından sağlık turizminin başarısına dair birçok olumlu hikaye duyuyoruz. 

Sağlık turizmi profesyonellerine sektörümüzün geleceğini şekillendiren güçlere dair daha derin bir anlayışla donanmış olarak önümüzdeki ve sonraki yıl için stratejilerini oluşturmalarına yardımcı olmak için hazırız” dedi. 

Panelistlerden Av.Efsan Mahim anayasanın çeşitli maddelerine atıfta bulunarak sağlık hukuku konusunda önemli açıklamalar yaptı.

Toplantı panel sonrası katkıda bulunan kişi /kuruluşlara belge takdimi ve toplu resim çekimi ile sona erdi. 

--

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği