Telefon
WhatsApp
CUMHURİYET    BATAKLIKTA YETİŞTİRİLEN GÜL ÇOCUK VE ÖZGÜRLÜK
Kargalar tarlaya ekilen bakla tohumlarına musallat olmuşlar, tek tane bırakmadan yiyip bitirmekteler. Adam, Çocuğun dayısı, ne yapsa kuşlarla başa çıkamıyor. Çocuğa durumu anlatıyor, tarlayı beklemesini istiyor. Dayısını kırabilir mi; kabul ediyor. Tarla ne oldu, tohumlar nerede; bunları bilemem. Bildiğim bir şey varsa, o da, Mustafa’nın kuşlardan müthiş bir şey öğrendiğidir.  Uçmak, göklere yükselmek: ÖZGÜRLÜK! Tarihsel yolculuğun sonu, nereye varacak?    “Ya İstiklal, ya ölüm!” “İstikbal göklerdedir!” (Cumhuriyet hangi ülkelere uçak satmamıştı, görmek ilginç olur, bir bakar mısınız?)  İşgalci ve istilacı emperyalist güçlerin postalları, Güneş Ülkesi kutsal Anadolu Toprağından def edilerek Kurtuluş gerçekleşmiş, sıra Kuruluştadır, artık. Gel gör ki, ortalığı bağnazlık, kör inanç, akıl dışılık, bilime düşmanlık kuşatmış durumda. Ortaçağ Karanlığını aşarak dağıtmak ve Anadolu Aydınlanmasını gerçek kılmadan yol almak zor, hem de çok çok zor. BATAKLIKTA YETİŞTİRİLEN GÜL ATATÜRK CUMHURİYETİ Batıda “Rönesansla (Rönaissance) birlikte uygarlık tarihine akılcı, özgür, laik bir insanlık kültürü; ulusal devlet, bilgi ve demokrasi; yeni bir evren ve doğa görüşü girmiştir. Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu’nun külleri üzerinden, yepyeni, laik, özgür, aklı ön plana alan, bir ulus devlet yaratmıştır. Ümmet yerine halk, hurafeler, batıl inançlar yerine, bilim ve kültürün en üst basamağı olan sanata önem veren bir devlet sistemi getirmiştir. Atatürk, Türk halkını ‘bütünüyle çağdaş, bütün anlam ve biçimiyle uygar bir toplum’ yapabilmek için, çok temel değişim ve dönüşümler gerçekleştirmenin, olmazsa olmaz koşul olduğunu bildiği için, insanımıza kitap vermeliydi; öyle yaptı: Cumhuriyet bize kitap verdi; biz de Cumhuriyete ant verdik. Cumhuriyetin ne olduğunu anlamayan, anlamamış gibi davranan; değerini bilmezden görmezden gelenlere karşı söylenecek bir tek söz var: Cumhuriyet bize kitap verdi. Biz Cumhuriyete Ant verdik. Kitap bu toprağın insanına aklını devreye sokma, işletme, işe yaratma çağrısıdır. Kitap matematik, fizik, fen bilimlerine yönelme, güvenme çağrısıdır. Kitap özgür düşünceye, nesnel bilgiye, geleceğe dönük fikirlere gelişmesine açılan kapıdır. Kitap keşiftir, buluştur, teknoloji üretmektir. Kitap iştir, ekmektir, aştır. Kitap bolluk, bereket, gönenç ve mutluluktur. Kitap özgür yurttaşlıktır, herkese tanınan fırsat eşitliği hakkıdır. Kitap haktır, hukuktur, adalettir. Kitap edebiyattır, sanattır, dildir, kültürdür. Kitap şiirdir. Kitap özgür ve bağımsız vatandır. Kitap karanlıkları delen ışıktır, yolumuzun aydınlığı, dünyamızı aydınlatan, ışıtan güneştir. Kitap Cumhuriyettir. Cumhuriyet kitaptır. Cumhuriyet ant’tır Ant “Türküm, doğruyum, çalışkanım”dır. Türk olmak kimseye zarar vermez; 80 milyona eşit yurttaşlık verir. Çünkü Türk olmak soy, sop, ırk gibi öğelere bakmaz. O, milleti oluşturan temel değerlerin oturduğu ortak zemini anlatır. “Küçükleri korumak, büyükleri saymak ilkesi”, toplumsal varlık, birlik, barış ve kardeşlik değerlerini güçlendirir. “Yurdu, milleti özümden çok sevmek”teki asil ve yüksek ruha ancak selam durulur.  Gelin hep birlikte söyleyelim: “Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.” Büyüklüğüne tüm dünyanın inanıp iman ettiği Atatürk’e sevgi, saygı minnet duygularıyla dolu olanlar, bilmem kaçıncı kezdir, “Ey Büyük Atatürk!” diye, sesleniyor. Bundan büyük onur olabilir mi? “Açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmadan yürüme”nin dışında çıkışımız var mı? O zaman gelin ant içelim. “Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.” 80 milyon için bundan öte mutluluk var mı? “Ne mutlu Türküm diyene!” Kitap ve Ant Cumhuriyetin ne olup ne olmadığını; O’nu yitirmenin; ne getirip, ne götüreceğini açık seçik ortaya koyan, “en gerçek yol göstericimiz aklımız”, yurtseverlik duygularımızla dopdolu olan yüreklerimizdir.    Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatmak görev ve sorumluluğu omuzlarımızda. Bundan kaçınmamız kuşkusuz düşünülemez. O kadar değerbilmezlik bu toprağın insanına yakışmaz. O, bunu çok iyi biliyordu; çünkü milletinin Cumhuriyete neler borçlu olduğunun bilincindeydi; çünkü milletini de çok iyi tanıyordu. “Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.” Bunun için, Cumhuriyet, Atatürk’ün “en büyük eseridir.” Bunun için “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır…” Bir Söz Bir Ders Aklına ve yüreğine sahip olduğunda, vatanın, özgürlüğün, yurttaşlığın, insanlığın güvencede olacaktır. Bu gerçeklere dikkat çekerek Cumhuriyet bayramımızı kutlamak istedim. Bir ödev yerine getirince, bayramı kutlamaya hak kazanabileceğimi düşündüm çünkü. Sürçi lisan etmişsem affola.    ( Cumhuriyet yazıları devam edecek.)
Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği