Çeşme’nin kaybolan değerleri “Fotoğraflı Antroposen Hikâyeler” ile belgelenecek
KÜLTÜR-SANAT

Çeşme’nin kaybolan değerleri “Fotoğraflı Antroposen Hikâyeler” ile belgelenecek

| 10:52 | 6 dk okuma | 625 görüntülenme

Fotoğraflı Antroposen Hikâyeler (FAH) Çalışma Grubu tarafından hazırlanan ve günümüzün önemli ekolojik sorunlarına dikkat çeken “Fotoğraflı Antroposen Hikâyeler” sergisi sona erdi. Serginin ardından Çeşme’nin doğal, tarihî ve kültürel değerlerinde yaşanan değişimin bir yıl boyunca fotoğraflarla belgelenmesi ve ortaya çıkacak çalışmaların 2027 yazında sergilenmesi için hazırlıklara başlandı.

Sergide yer alan belgesel fotoğraf çalışmalarıyla iklim krizi, çevre kirliliği, doğal alanların tahribatı, betonlaşma, fosil yakıt kullanımı ve canlı türlerinin yok oluşu gibi ekolojik sorunların doğa ve insan yaşamı üzerindeki etkileri gözler önüne serildi.

Serginin son gününde FAH Çalışma Grubu üyeleri, Çeşme Fotoğraf Sanatı Derneği (ÇEŞFOD) Başkanı Zeliha Begöz ve dernek üyeleri ile Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler bir araya geldi. Toplantıda, Çeşme’nin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan doğal, tarihî ve kültürel değerlerinin fotoğraflanarak belgesel hikâyelere dönüştürülmesi konusu ele alındı.

Çalışmaların 2026 yılının eylül ayında başlaması, yaklaşık bir yıl sürecek çekim ve belgeleme sürecinin ardından hazırlanan seçkinin 2027 yılının yaz aylarında sergi, sunum ve söyleşilerle kamuoyuna aktarılması planlandı.

“Fotoğrafın temel işlevi haber, tanıklık ve belgedir”

Toplantıda konuşan FAH Çalışma Grubu üyesi ve belgesel fotoğrafçı Özcan Yurdalan, Çeşme’de iklim krizi ve doğa tahribatını konu alan fotoğraf hikâyeleri hazırlanmasının hedeflendiğini söyledi.

Çalışmanın ÇEŞFOD’un katkılarıyla Çeşme’de fotoğraf çeken herkese açık olarak yürütülebileceğini belirten Yurdalan, belgesel fotoğrafın temelinde haber verme, tanıklık etme ve belge oluşturma işlevlerinin bulunduğunu vurguladı.

Fotoğraflı hikâyelerin fotoğrafın en eski ve saygın kullanım alanlarından biri olduğunu ifade eden Yurdalan, “Fotoğraf denildiğinde akla ilk gelmesi gereken şeylerden biri belgesel fotoğraftır. Fotoğrafın bir yandan sanat yönü bulunurken diğer yandan haber, belge ve tanıklık işlevi vardır. Burada sergilenen çalışmalar da bu anlayışla üretilmiş belgesel hikâyelerden oluşuyor” dedi.

Antroposen kavramının insan faaliyetlerinin doğa üzerinde yarattığı büyük ve kalıcı etkileri ifade ettiğini anlatan Yurdalan, Sanayi Devrimi’yle birlikte hızlanan üretim, tüketim ve yapılaşma süreçlerinin doğanın kendisini yenileme gücünü aştığına dikkat çekti.

Belgesel hikâyenin dört aşamasını anlattı

Özcan Yurdalan, nitelikli bir belgesel fotoğraf çalışmasının dört temel aşamadan oluştuğunu belirterek bunları konu seçimi, araştırma ve gözlem, fotoğraflama ile fotoğrafların seçilip sıralandığı kurgu aşaması olarak sıraladı.

Konu seçiminin çalışmanın en önemli bölümlerinden biri olduğunu vurgulayan Yurdalan, Çeşme’ye ilişkin gündeme getirilen her konunun fotoğraflı bir hikâyeye dönüşemeyebileceğini söyledi. Seçilen konunun görsel anlatıma uygun olması, araştırılması, doğru kişilerle ilişki kurulması ve çekim öncesinde bir hikâye çatısının hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Fotoğraf çekmenin sürecin yalnızca bir bölümü olduğunu dile getiren Yurdalan, “Çok iyi fotoğraf çekmek tek başına yeterli değildir. Doğru konu seçilmemiş, gerekli araştırma yapılmamış ve fotoğraflar doğru biçimde kurgulanmamışsa ortaya güçlü bir belgesel hikâye çıkmaz. Bu aşamaların tamamı aynı derecede önemlidir” diye konuştu.

Cep telefonu ya da fotoğraf makinesini etkin biçimde kullanabilen herkesin gerekli araştırma ve çalışma disiplinini yerine getirerek belgesel hikâye üretebileceğini söyleyen Yurdalan, projeye Çeşme’deki fotoğrafçıların geniş katılım göstermesini önemsediklerini kaydetti.

Çeşme için bir yıllık belgeleme planı

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler de toplantıda, Çeşme’deki antropojenik tahribatın bir yıl boyunca belgelenmesine yönelik hazırladığı çalışma önerisini sundu.

Planın; “Kökler ve Tarih”, “Tehdit Altındaki Miras”, “Doğanın Yok Oluşu” ve “Büyük Resim” olmak üzere dört ana tema üzerine kurulduğunu belirten Güler, çekimlerin mevsim koşulları ve ele alınacak alanların özellikleri dikkate alınarak yapılmasını önerdi.

Hazırlanan takvime göre çalışmaların Eylül 2026’da Bağlararası Ören Yeri’nin belgelenmesiyle başlaması öngörülüyor. Ekim ayında antik Erythrai mirası ile Ildır’ın günümüzdeki durumunun fotoğraflanması, kasım ayında otoyol çevresindeki Yerebatan Kilisesi’nin, aralık ayında ise Aya Seranda ve çevresindeki kaybolma tehlikesi yaşayan dinî ve kültürel yapıların ele alınması planlanıyor.

Koylar, sulak alanlar ve Alaçatı’nın dönüşümü fotoğraflanacak

“Doğanın Yok Oluşu” teması kapsamında Ocak 2027’de Ayios Yorgi Koyu’nun, şubat ayında Altınkum’un, mart ayında Alaçatı sörf alanları ile bölgedeki dağlık alanların, nisan ayında ise Karşıyaka Deresi kuş sulak alanı ve Alaçatı Port çevresindeki dönüşümün belgelenmesi önerildi.

İlkbahar döneminde kuş hareketlerinin artmasının, sulak alanlarda yaşanan değişimin ve yapılaşmanın doğal yaşam üzerindeki etkilerinin daha görünür biçimde kaydedilmesine imkân sağlayacağı belirtildi.

Mayıs 2027’de Alaçatı’nın yıllar içerisindeki dönüşümünün, önceki aylarda ele alınan konuları bir araya getiren geniş kapsamlı bir fotoğraf hikâyesi olarak hazırlanması planlandı. Haziran ayında ise Çeşme Yarımadası’nda kaybolan taş köy dokusu ve kırsal mimarinin belgelenmesi önerildi.

Çalışmaya ayrıca 1360 yılına tarihlenen ve Ege’nin ilk camilerinden biri olarak bilinen Çeşmeköy’deki İsmailoba Camii ve Külliyesi ile Çeşme’ye adını veren, ilçe genelinde sayılarının 132’ye yaklaştığı belirtilen tarihî çeşmelerin de dâhil edilmesi kararlaştırıldı.

Temmuz 2027’de arşiv taramalarının yapılması, eksik çekimlerin tamamlanması ve saha kontrollerinin gerçekleştirilmesi; ağustos ayında ise fotoğrafların seçilerek baskı ve sergi düzeninin hazırlanması hedefleniyor.

Bir yıl boyunca sürdürülecek çalışmayla Çeşme’nin doğal ve tarihî değerlerinde yaşanan değişimin yalnızca estetik fotoğraflarla değil; araştırmaya, tanıklığa ve belgelemeye dayalı kapsamlı fotoğraf hikâyeleriyle gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.

Etiketler: #çeşme #ahmet güler #çeşfod #zeliha begöz #antroposen #özcan yurdalan
Paylaş:
0 yorum

Halkın Sesi, Çeşme'nin Sesi

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu paylaşın, tartışmaya katılın.

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için bilgilerinizi girin — anında üye olun:

Zaten üyeyim →